Cüneyt Çakır dün gece eve gidince kapıyı açan çocuğuna sarı kart göstermiş . Karısı " Niye çocuğa sarı kart gösteriyorsun hayvan herif ! " deyince direk kırmızı, "Annemi niye atıyorsun baba" diye itiraz eden çocuğuna da 2.sarıdan kırmızı göstermiş !
Süper , süper düşünenin beynine sağlık !
28 Şubat 2008 Perşembe
Galatasaray :2 Fenerbahçe : 1 " Futbol dışında HERŞEY !"
Futbol Dışında HERŞEY : İşte Galatasaray - Fenerbahçe gerçeği
Dün akşamki maçtan sonra bene Fenerbahçe takımını Türk futbolunun "Guru"su ilan ediyorum . (Lugano ve Volkan'ı bu değerlendirmenin dışında tutarak) Antoloji.com sitesinde Selin isimli bir arkadaşımız Guru'yu şöyle ifade etmiş "Guru, başkalarının ruhundaki fırtınaları kendi içinde boğup yok eden, yok ederken de daha da büyüyen bir hortumdur... " Takım akşam başta hakem kılığında ve formasıyla sahada yer alan Cüneyt Çakır ve uzun yılların vermiş olduğu psikolojik sıkıntıyla sahaya çıkan GS karşısında özellikle maçın ikinci yarısındaki oyunu , duruşu , mücadelesi ve kişiliği ile bir guru gibiydi . Bu takımının ikinci yarıdaki bu mücadelesi ve duruşuyla , bu guru edasıyla , oyunuyla ve Gökhan'ın muhteşem golü ve 8 kişiyle gol için çırpınan o 8 adamın inancıyla guruR da duydum .
Güzel espriler de vardı ve bu da en güzeliydi Sarı-Kırmızılı taraftarlar dün geceki kritik derbiye özel bir pankart hazırladı: 'Kupayı gören en son Fenerbahçeli Fred Çakmaktaş'
5 Şubat 2008 ( İlk GS kupa maçı yazısından )
Bir parantezde Lugano'ya ; sahadaki mücadeleci , hırslı kişiliğine büyük saygı duyuyorum ama - affına sığınarak - zeka konusunda bir sorunu olduğunu düşündürüyor insana . Yönetimin özellikle böyle kartlardan sonra kedisini uyarması gerektiğini düşünüyorum , konuşmak ve itiraz etmekten bu kadar sarı kart görülmesini anlamak mümkün değil . Dikkatli olmalı ...
STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Cüneyt Çakır, Tarık Ongun, Alpaslan Dedeş
GALATASARAY: Aykut, Sabri(Nonda dk. 77), Song (Serkan dk. 81), Servet, Volkan, Barış, Mehmet Topal, Lincoln, Arda(Emre dk. 90+5 ), Ümit Karan, Hakan Şükür
YEDEKLER: Orkun, Barusso, Hakan Balta, Mehmet Güven
TEKNİK DİREKTÖR: Karl Heinz Feldkamp
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Edu, Vederson, Deivid, Aurelio, Selçuk(Semih dk. 64), Uğur Boral(Yasin dk. 31), Alex, Kezman (Önder dk. 78)
YEDEKLER: Volkan Babacan, Kemal, Kazım Kazım, Ali Bilgin
TEKNİK DİREKTÖR: Arthur Zico
GOLLER: Hakan Şükür (dk. 4), Gökhan (dk. 67), Ümit Karan (dk. 90+1)
KIRMIZI KARTLAR: Lugano (dk. 26), Gökhan (dk. 75), Volkan (dk. 90+2) (Fenerbahçe), Lincoln (dk. 90+3) (Galatasaray)
SARI KARTLAR: Volkan, Ümit Karan, Arda (Galatasaray), Selçuk, Deivid, Volkan, Semih, Edu (Fenerbahçe)
Şeref Solmazer - İstanbul - F.D
28 Şubat 2008
Dün akşamki maçtan sonra bene Fenerbahçe takımını Türk futbolunun "Guru"su ilan ediyorum . (Lugano ve Volkan'ı bu değerlendirmenin dışında tutarak) Antoloji.com sitesinde Selin isimli bir arkadaşımız Guru'yu şöyle ifade etmiş "Guru, başkalarının ruhundaki fırtınaları kendi içinde boğup yok eden, yok ederken de daha da büyüyen bir hortumdur... " Takım akşam başta hakem kılığında ve formasıyla sahada yer alan Cüneyt Çakır ve uzun yılların vermiş olduğu psikolojik sıkıntıyla sahaya çıkan GS karşısında özellikle maçın ikinci yarısındaki oyunu , duruşu , mücadelesi ve kişiliği ile bir guru gibiydi . Bu takımının ikinci yarıdaki bu mücadelesi ve duruşuyla , bu guru edasıyla , oyunuyla ve Gökhan'ın muhteşem golü ve 8 kişiyle gol için çırpınan o 8 adamın inancıyla guruR da duydum . Maçı sonu zaten bunu kanıtlar nitelikteydi , hakem ruhundaki fırtınada boğulmuş , GS oyuncularda Fenerbahçe girdabında şimdilik kurtulmanın ironik mutluluğuyla çiftetelli oynuyorlardı ...
Dün akşam sahadaki futbol için konuşacak hiçbirşey yok , FB turu 8 kişiyle de atlayabilirdi , olmadı , bunca yıl kupadan uzak kalma bundan sonrada sorun olmayacaktır ama dün akşam yaşanan şey ve gördüklerimiz hissettiklerimiz unutulmayacaktır . Umarım bu kötü tecrübeler gelecek günler için olumlu dersler çıkarılmasını sağlar .
Dün akşamdan aklımda kalanlar
- Hekem dün akşam berbat hakemlik konusunda yılarca gösterilecek bir ders verdi. Hakemlik nasıl sona erdirilirdi bu dersin adı
- Lugano ve Volkan'ın bu takımdan gitmelerinin artık zamanının gelip çoktan geçtiğini gördüm
- Gökhan'ın gelecekte örnek bir FB kaptanı olacağının ışığını gördüm
- Zico ve Feldkamp'ın bilgeliğini ( maç sonu açıklamaları )
- Hakan Şükür & Alaturka Quartet ( Hakan, Sabri ,Arda,Ümit)'in "Aciz Kulların" isimli albümünün tanıtım klibini izledim ( bu gerçekten hakem kadar geçenin önemli görüntüsüydü)
- GS'nin FB karşısındaki acizliği ve psiolojik ezikliğini . 10 kişiyle üstün 9 kişiyle başabaş 8 kişiyle gole gidebilen bir takım vardı karşılarında ve buna izin veriyordu GS ...
Maç sonu demeçlerden özellikle dikkatimi çekenler
Zico (hakem için ) : " Tekrar okuluna gidip bir şeyler öğrensin. Bu hakemi bu maça verenler de okula gitmeli","Kapasitesi ve otoritesi olmayan bir insan" , "Türk futbolcusu Avrupa'ya gidince böyle şeyler olmuyor ve şaşırıyor" ,"futbolcularımı kutluyorum. Erkekler gibi mücadele ettiler", "Bizim takımımızın başı diktir... Savaştığımız sürece başarılar bizim olacaktır"
Feldkamp "Bir ara hakem beni ve Zico'yu da atacak diye korktum. Kartlarını herkese gösteriyordu"
Adnan Polat "'Fenerbahçe'ye karşı şanssızlık zincirini ancak böyle bir maçta kırabildik."
Adnan Sezgin "Bir takım, eksik olarak ancak bu kadar iyi oynayabilirdi'' , ''Hayatımda izlediğim en enteresan maç bu oldu. Bana göre hakem kararlarının her yönüyle irdelenmesi gereken bir karşılaşma"
Nihat Özdemir "Biz, bu maçı yöneten hakemi bir daha maçlarımızda görmek istemiyoruz. Seyircimizin bu hakeme karşı göstereceği tepkiyi biz önleyemeyiz.."
Volkan ( Lincoln hakkında konuşuyor ) " Lincoln'ün annesine, kız kardeşine ve kız arkadaşına küfür ettiğini , İngilizce (Yazarın notu : bu iki arkadaşın ingilizce bilgilerini doğrusu çok merak ettim)küfürler nedeniyle bu tepkiyi gösterdiğini vurgulayan Volkan, "Bu sözleri dışarıda da söylemesini bekliyorum. Bunları hangi Türk'e söyleseniz tepki verir. Böyle bir şey, adam öldürme sebebidir" diye konuştu. ( Şaka gibi bir arkadaş ! O zaman saha içinde yapma kardeşim yapacağını takımına zarar verme ne yapacaksan dışarıda yap ! Ama bu işler bizim ruhumuzu okşuyor orasına hiç şüphe yok , birçok adam bu Volkan pek delikanlıymış diyordur şimdi eminim . Bende bunları sahada yapmayıp madem öyle dışarıda delikanlılığını kanıtlmasını beklerdim ya da ... )
Gökhan "Bu kadar komik bir sarı kartı herhalde bir daha göremem. Zaten bende bir top var, top toplayıcı başka topu atıyor. O toptan bana ne... Ne yapmamı bekliyor ki. Konuşacak çok şey var. Ancak artık olanlar oldu. Üzüldüğüm şeyler de var. Örneğin, 20 yaşındaki bir Barış, Selçuk elini uzatınca eline vuruyor. Futbolda bu tür şeyler beni çok üzüyor. Attığım gole de fazla sevinemedim."
Güzel espriler de vardı ve bu da en güzeliydi Sarı-Kırmızılı taraftarlar dün geceki kritik derbiye özel bir pankart hazırladı: 'Kupayı gören en son Fenerbahçeli Fred Çakmaktaş' Lugano ve Volkan gibi oyuncular bu takımdan gönderilmeli
Lugano için aşağıda farklı tarihlerde yazdığım iki yazı ve yorumu koyuyor başka birşey yazmıyorum ( Dün akşam gördüğü ilk kart haksız ama ikincisi haklıydı ) . Volkan için ise söylenecek fazla bir söz yok . Yasin dün akşam onun takım ve kendisi daha fazla zarar görmesini engel olmak için harcadığı enerjiyi sanırım GS forvertleri karşısında harcamamıştır . Yaptığı açıklama ve davranış ve kurduğu cümleler kişisel zekasının, psikolojisinin, eğitim ve kültürünün ve tüm bunların sonucunda FB formasının ağırlığını taşıyıp taşıyamayacağının değerlendirmesini herkes kolayca yapacaktır . Bu tavırlara külhanbeyi yakıştırması yapmak külhanbeylerine hakaret olacaktır . Ben buna kısaca zeka eksikliği ve davranış bozukluğu diyorum, kendisine Lugano ile birlikte iyi İngilizice de bilen işaret dilinden de anlayan bir psikiyatrist ya da psikolg bulmalarını öneriyorum . Yönetimin ve Zico'nun bu konulara duyarsız kalamamsını diliyorum . ( Üzülerek görüyorum ki yönetim onu ödüllendirmiş : Resmi site başlangıcına arkadaşın fotoğrafını koymuşlar !!!)
5 Şubat 2008 ( İlk GS kupa maçı yazısından )
Bir parantezde Lugano'ya ; sahadaki mücadeleci , hırslı kişiliğine büyük saygı duyuyorum ama - affına sığınarak - zeka konusunda bir sorunu olduğunu düşündürüyor insana . Yönetimin özellikle böyle kartlardan sonra kedisini uyarması gerektiğini düşünüyorum , konuşmak ve itiraz etmekten bu kadar sarı kart görülmesini anlamak mümkün değil . Dikkatli olmalı ...
20 Temmuz 2007 ( Copa Amerika 2007 yazılarında )
Uruguay ve Lugano gerçeği : FB'li Lugano gerçekten turnuvada Uruguay'ın kader adamı oldu . Yarı finalde son penaltıyı kaçırlamsı 3.lük maçında da yaptırdığı saçma penaltı ve gördüğü kırmızı kartla Uruguay'ın kaderini ellerinde eritti hırslı(!) kaptanları . Bu adam FB'yi de çok yakacak bu sene bu davranışlarıyla .
Lugano kart istatistiği : Geçen sezon 11 Sarı 2 Kırmızı kart . Bu sezon henüz 10 sarı ve 2 kırmızı kart ( İkisi de GS kupa maçlarında ve birbirnin kopyası ) . Daha detaylı incelenirse bu kartların hemen hemen hepsinin itiraz ve konuşmadan olduğu göürülecektir .
Galatasaray : 2 Fenerbahçe : 1
HAKEMLER: Cüneyt Çakır, Tarık Ongun, Alpaslan Dedeş
GALATASARAY: Aykut, Sabri(Nonda dk. 77), Song (Serkan dk. 81), Servet, Volkan, Barış, Mehmet Topal, Lincoln, Arda(Emre dk. 90+5 ), Ümit Karan, Hakan Şükür
YEDEKLER: Orkun, Barusso, Hakan Balta, Mehmet Güven
TEKNİK DİREKTÖR: Karl Heinz Feldkamp
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Edu, Vederson, Deivid, Aurelio, Selçuk(Semih dk. 64), Uğur Boral(Yasin dk. 31), Alex, Kezman (Önder dk. 78)
YEDEKLER: Volkan Babacan, Kemal, Kazım Kazım, Ali Bilgin
TEKNİK DİREKTÖR: Arthur Zico
GOLLER: Hakan Şükür (dk. 4), Gökhan (dk. 67), Ümit Karan (dk. 90+1)
KIRMIZI KARTLAR: Lugano (dk. 26), Gökhan (dk. 75), Volkan (dk. 90+2) (Fenerbahçe), Lincoln (dk. 90+3) (Galatasaray)
SARI KARTLAR: Volkan, Ümit Karan, Arda (Galatasaray), Selçuk, Deivid, Volkan, Semih, Edu (Fenerbahçe)
27 Şubat 2008 Çarşamba
Yeşil sahalarda sahanda yumurta - 3
* BJK asbaşkanı Erdoğan'ın Kayseri mağlubiyetinden sonra "Bayan takımı gibi futbol oynanıyor. Çaba ve mücadele yok. Herkes antrenman maçında oynar gibi sahaya çıkıyor. Sanki kilo vermeye gelmişler" Uğur Vardar ardından şöyle yorumlamış “Bu durumda Beşiktaşlı futbolculara düşen de bu takımlarla ( ABD, Norveç, Almanya, Çin Bayan futbol takımlarından bahsediyor) bir maç alıp, kendi kalitelerini göstermektir... "
Yorumum : Haydi bakalım Erdoğan , yap bakalım bu org.nu , acaba hayatında hiç bu takımlardan birinin maçını izlediysen tabii ! İlerleyen günlerde vatandaş bayan futbolculara çiçek sunrak özür diledi . Bu taktire şayan bir haraket herşeye rağmen .
* Hapishanede Futbol : Eski milli futbolcular, Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalan tutuklu ve hükümlülerle halı saha maçı yaptı. Geçen ay 20 yaşındaki Fatih Uğur'un ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına karışan eski Fenerbahçeli futbolcu Erdi Demir'i ziyaret eden Cemil Turan, Rıdvan Dilmen, Hami Mandıralı, Cem Pamiroğlu, Şenol Ustaömer, Nevruz Şerif, Serdar Şenkaya, Yalçın Satılmış, Taygun Erdem, Kemalettin Şentürk, Abdullah Efendiler, Nurettin Yıldız, Zorbay Kalkan ve Hakkı Çakar'ın hükümlülerle yaptığı maç 7-7 sona erdi. Erdi Demir karşılaşmada bir devre Fenerbahçeli futbolcularla bir devre de Hükümlüler Takımı'nda forma giydi. Bu arada futbolcular, kazada yaşamını yitiren Fatih Uğur'un ailesini de ziyaret ederek baş sağlığı dilediler.
* Hapishanede Futbol : Eski milli futbolcular, Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalan tutuklu ve hükümlülerle halı saha maçı yaptı. Geçen ay 20 yaşındaki Fatih Uğur'un ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına karışan eski Fenerbahçeli futbolcu Erdi Demir'i ziyaret eden Cemil Turan, Rıdvan Dilmen, Hami Mandıralı, Cem Pamiroğlu, Şenol Ustaömer, Nevruz Şerif, Serdar Şenkaya, Yalçın Satılmış, Taygun Erdem, Kemalettin Şentürk, Abdullah Efendiler, Nurettin Yıldız, Zorbay Kalkan ve Hakkı Çakar'ın hükümlülerle yaptığı maç 7-7 sona erdi. Erdi Demir karşılaşmada bir devre Fenerbahçeli futbolcularla bir devre de Hükümlüler Takımı'nda forma giydi. Bu arada futbolcular, kazada yaşamını yitiren Fatih Uğur'un ailesini de ziyaret ederek baş sağlığı dilediler.
* Pembe Kazaklı
Hıncal Uluç köşe yazısında, Mehmet Topuz'un, Beşiktaş'a transferiyle ilgili görüşmelere istinaden yazdığı yazıda Yıldırım Demirören'in ya futboldan anlamadığını ya da Mehmet Topuz'a 11 milyon Euro'yu al birlikte kırışırız dediğini iddia etti. Bunun üzerine Beşiktaş Kulübü'nün resmi internet sitesinde aşağıdaki sert açıklamaya yer verildi: “Ne'' olduğu ya da olmadığı kamuoyu tarafından yıllardır çok iyi bilinen “pembe kazaklı'' Hıncal Uluç’un, temsil ettiği ahlak anlayışının pisliği içinde er ya da geç boğulacağına inanıyor ve bu zat’a cevap dahi vermenin lüzumsuz olduğunu düşünüyoruz.
* Uğur getirir sağ ayağınla çıkacaksın merdivenleri ey başkan
TFF yeni başkanı binaya girişinde Federasyon binasına sağ ayağıyla girerek, yeni görevi için Levent'teki Merkez binada "uğurlu" bir başlangıç yapmış oldu.
* Uğur getirir sağ ayağınla çıkacaksın merdivenleri ey başkan
TFF yeni başkanı binaya girişinde Federasyon binasına sağ ayağıyla girerek, yeni görevi için Levent'teki Merkez binada "uğurlu" bir başlangıç yapmış oldu.
* Bilal = Penis olursa
Zico'nun internet sitesinden alıntılanan yorum ve örneklerde esprili durmular ortaya çıkıyor ... Bilal’in Portekizce’de argoda ‘penis’ anlamına geliyor . Tecrübeli hoca, esprilere örnek de veriyor: “Bilal’i çok sıkı marke etmeliyiz'', “Bilal, sahada çok sert olursa, kırmızı kart görür'', “Bilal’i kim tutacak?''. Zico’nun yazısı, maç sonunda Edu’nun söylediği şu sözle bitiyor: “Çok zor maç oldiu. Ancak dediğim çıktı, Bilal çok yoruldu.''
*Erman Toroğlu Roberto Carlos hakkında yorum yapıyor
“ Fırıncı küreği gibi ayak!.. Fenerli futbolcuların yerinde olsam “Roberto abi şunu bana göstersene'' derim… Rica edeceksin… Bedava ya bedava!.. Roberto Carlos’u inek gibi sağacaksın afedersin!..” ( Rizespor maçında direkten dönen o muhteşem şutuna atıfta bulunuyorlar )
Zico'nun internet sitesinden alıntılanan yorum ve örneklerde esprili durmular ortaya çıkıyor ... Bilal’in Portekizce’de argoda ‘penis’ anlamına geliyor . Tecrübeli hoca, esprilere örnek de veriyor: “Bilal’i çok sıkı marke etmeliyiz'', “Bilal, sahada çok sert olursa, kırmızı kart görür'', “Bilal’i kim tutacak?''. Zico’nun yazısı, maç sonunda Edu’nun söylediği şu sözle bitiyor: “Çok zor maç oldiu. Ancak dediğim çıktı, Bilal çok yoruldu.''
*Erman Toroğlu Roberto Carlos hakkında yorum yapıyor
“ Fırıncı küreği gibi ayak!.. Fenerli futbolcuların yerinde olsam “Roberto abi şunu bana göstersene'' derim… Rica edeceksin… Bedava ya bedava!.. Roberto Carlos’u inek gibi sağacaksın afedersin!..” ( Rizespor maçında direkten dönen o muhteşem şutuna atıfta bulunuyorlar )
*Medya kurtları birbirini yerse
Hıncal Uluç "Digiturk'u yönetenlerin canı cehenneme"
Sansal " Hıncal Uluç Digiturk'ü yönetenlerin canları cehenneme diyor. Digiturk yönetenlerden biri benim. Ben cehenneme gitmek istemiyorum. Hıncal'a güle güle."
Hıncal Uluç "Digiturk'u yönetenlerin canı cehenneme"
Sansal " Hıncal Uluç Digiturk'ü yönetenlerin canları cehenneme diyor. Digiturk yönetenlerden biri benim. Ben cehenneme gitmek istemiyorum. Hıncal'a güle güle."
*Türk - Yunan kıyasına İspanyol yorumu
Sevilla Kulübü'nün Başkanı Jose Maria Del Nido ''Futboldaki 21 yıllık yaşantımda, hiçbir zaman buna benzer bir ortam görmedim. Yunanlılar Türkler'in parmak uçlarına bile gelemezler.''
Sevilla Kulübü'nün Başkanı Jose Maria Del Nido ''Futboldaki 21 yıllık yaşantımda, hiçbir zaman buna benzer bir ortam görmedim. Yunanlılar Türkler'in parmak uçlarına bile gelemezler.''
Ne alakaysa artık
* Hastayım bu ülkenin insanlarına ( Kadının fendi herzaman erkeği yendi: İFLAS !)
Fenerbahçe'nin Şampiyonlan Ligi'nde grubundaki en önemli maçlarından biri olan Sevilla karşılaşması, reyting sıralamasında 'Yaprak Dökümü' dizinini de gerisinde kaldı.
* Hastayım bu ülkenin insanlarına ( Kadının fendi herzaman erkeği yendi: İFLAS !)
Fenerbahçe'nin Şampiyonlan Ligi'nde grubundaki en önemli maçlarından biri olan Sevilla karşılaşması, reyting sıralamasında 'Yaprak Dökümü' dizinini de gerisinde kaldı.
* Spiker mi , reçete yazan doktor mu ?
Star'ın spor spikeri Ertem Şener dün gece Fenerbahçe- Sevilla maçından "Kezman ilaç oldu... Kezman antibiyotik gibi geldi... Bravo Kezman...”
* Derbi'nin büyüsü
Star'ın spor spikeri Ertem Şener dün gece Fenerbahçe- Sevilla maçından "Kezman ilaç oldu... Kezman antibiyotik gibi geldi... Bravo Kezman...”
* Derbi'nin büyüsü
Bayer Leverkusen karşısında 5-1 yenilgi alan Galatasaraylı futbolcuların "Rezil olduk. Bu sonuç bize yakışmadı. Kendimizi affettirmenin tek yolu Fenerbahçe derbisini kazanmak"
*Zeki espriler
Denizlispor Teknik Direktörü, uzatmalar konusunda hakeme isyan etti, "Dördüncü hakeme zaman geçirdiklerini söylediğimde bana hep saati gösterdi. Herhalde saati yeni almıştı!" dedi.
*Zeki espriler
Denizlispor Teknik Direktörü, uzatmalar konusunda hakeme isyan etti, "Dördüncü hakeme zaman geçirdiklerini söylediğimde bana hep saati gösterdi. Herhalde saati yeni almıştı!" dedi.
GS hocalarının tuhaf dili
Kasımpaşaya kaybeden GS teknik direktörü Feldkamp’ın maç sonu ilginç ötesi yorumu "Fenerbahçe bıçak sırtındaydı, kazansak bu bıçağı sonuna kadar sokacaktık" dedi. Lucescu’da GS’da iken FB’ye ilginç bir dille atıfta bulunmuş sonra pişman olmuştu , sanırım tarih tekerrür edecek...
Kasımpaşaya kaybeden GS teknik direktörü Feldkamp’ın maç sonu ilginç ötesi yorumu "Fenerbahçe bıçak sırtındaydı, kazansak bu bıçağı sonuna kadar sokacaktık" dedi. Lucescu’da GS’da iken FB’ye ilginç bir dille atıfta bulunmuş sonra pişman olmuştu , sanırım tarih tekerrür edecek...
Derleyen : Şeref
27 Şubat 2008
26 Şubat 2008 Salı
Futbol Para Ligi 2008 - basından alıntı
Bu haberi kayda geçirip gelecekte kıyaslamak için saklamayı uygun gördüm . Bakalım FB'nin bu gidişatı ve geleceği kurumsal bir istikrarla sürecek mi yoksa Monkey Bussines( maymun işi) e mi dönüşecek göreceğiz.
Mesela yakın plan bir olumsuz tablo üzerinde duralım . Sevilla ve GS'a elenmiş ve lig şampiyonluğunu kaybetmiş FB 'nin gelecek yıla bu rakamlar ve hedefler ve istikrarla yürüyebilmesi vs...
Basından alıntıyla haber
Fenerbahçe, 'Footbal Money League''de...
Aynur Tattersall, Londra- DHA Fenerbahçe Spor Kulübü, Deloitte Footbal Money League'deki yerini aldı. Sarı lacivertli Kulübün Mali İşler Koordinatörü Abdülkadir Kuşin yaptığı açıklamada "Fenerbahçe Spor Kulübü, her yıl İngiltere'de Deloitte&Touche merkezi tarafından yayınlanan Money League'e giren ilk ve tek Türk Spor Kulübü oldu. Fenerbahçe'nin 2006-2007 futbol sezonunda gerçekleşen gelirlerinin bazıları dört yıl süren çalışmalar sonucu Deloitte&Touche / Türkiye tarafından konsolide edilip merkeze gönderildi. İngiltere'de compilation yöntemi ile tablo haline getirilen ve sıralanan bilançolar her yıl şubat ayında yayınlanıyor. Bu hafta 14 Şubat 2008 günü yayınlanan "Futbol Money Leauge" de, transfer geliri gibi bazı gelirlerin kurallar gereği eklenmediği tabloda Fenerbahçe 87,2 milyon Euro ile yer aldı. Bu tutar, Fenerbahçe'nin futbol dışı gelirlerinin ve bütçesinin tamamını içermiyor. Beş şirketinin gelirlerini de içermiyor. Hesaplamalara tüm şirketlerin toplam gelirlerinin sadece temettü şeklinde Kulübün gelirleri içine yansıyan tutarlar giriyor. 87,2 milyon Euro ile listede 25. sırada olan Fenerbahçe'nin altında Benfica, West Ham United, Manchester City, Aston Villa, Everton gibi dünyanın en ünlü kulüpleri yer alıyor. Bu tablonun Başkan Aziz Yıldırım'ın seçildiği günün 10. yıl dönümüne rastlaması da on yıl önce dünya kulübü olma hedefine 10. yılda ulaşılmış olmasının somut bir göstergesi oldu" diye konuştu.
Dünya'nın En zengin Klüplerinin Kazançları şöyle;1) Real Madrid: £236.2m 2) Man Utd: £212.1m 3) Barcelona: £195.3m 4) Chelsea: £190.5m 5) Arsenal: £177.6m 6) AC Milan: £153m 7) Bayern Munich: £150.3m 8) Liverpool: £133.9m 9) Inter Milan: £131.3m 10) AS Roma: £106.m
Mesela yakın plan bir olumsuz tablo üzerinde duralım . Sevilla ve GS'a elenmiş ve lig şampiyonluğunu kaybetmiş FB 'nin gelecek yıla bu rakamlar ve hedefler ve istikrarla yürüyebilmesi vs...
Basından alıntıyla haber
Fenerbahçe, 'Footbal Money League''de...
Aynur Tattersall, Londra- DHA Fenerbahçe Spor Kulübü, Deloitte Footbal Money League'deki yerini aldı. Sarı lacivertli Kulübün Mali İşler Koordinatörü Abdülkadir Kuşin yaptığı açıklamada "Fenerbahçe Spor Kulübü, her yıl İngiltere'de Deloitte&Touche merkezi tarafından yayınlanan Money League'e giren ilk ve tek Türk Spor Kulübü oldu. Fenerbahçe'nin 2006-2007 futbol sezonunda gerçekleşen gelirlerinin bazıları dört yıl süren çalışmalar sonucu Deloitte&Touche / Türkiye tarafından konsolide edilip merkeze gönderildi. İngiltere'de compilation yöntemi ile tablo haline getirilen ve sıralanan bilançolar her yıl şubat ayında yayınlanıyor. Bu hafta 14 Şubat 2008 günü yayınlanan "Futbol Money Leauge" de, transfer geliri gibi bazı gelirlerin kurallar gereği eklenmediği tabloda Fenerbahçe 87,2 milyon Euro ile yer aldı. Bu tutar, Fenerbahçe'nin futbol dışı gelirlerinin ve bütçesinin tamamını içermiyor. Beş şirketinin gelirlerini de içermiyor. Hesaplamalara tüm şirketlerin toplam gelirlerinin sadece temettü şeklinde Kulübün gelirleri içine yansıyan tutarlar giriyor. 87,2 milyon Euro ile listede 25. sırada olan Fenerbahçe'nin altında Benfica, West Ham United, Manchester City, Aston Villa, Everton gibi dünyanın en ünlü kulüpleri yer alıyor. Bu tablonun Başkan Aziz Yıldırım'ın seçildiği günün 10. yıl dönümüne rastlaması da on yıl önce dünya kulübü olma hedefine 10. yılda ulaşılmış olmasının somut bir göstergesi oldu" diye konuştu.
Dünya'nın En zengin Klüplerinin Kazançları şöyle;1) Real Madrid: £236.2m 2) Man Utd: £212.1m 3) Barcelona: £195.3m 4) Chelsea: £190.5m 5) Arsenal: £177.6m 6) AC Milan: £153m 7) Bayern Munich: £150.3m 8) Liverpool: £133.9m 9) Inter Milan: £131.3m 10) AS Roma: £106.m
25 Şubat 2008 Pazartesi
23. Hafta Fenerbahçe : 0 Bursaspor : 2
Zico bu defa baltayı taşa vurdu . Çıkardığı yedek kadro tam anlamıyla döküldü . Başrısız bir oyun ortaya koyan FB karşısında Bursaspor haklı bir galibiyet elde etti . Sinan Kaloğluda sanırım büyük takımlarda oynamayı FB'ye en çok gol atan oyuncu olarak bir efsane olma yolunda ...
Bu sonucun sebepleri
- Zico 'nun kadro seçimi hatası
- Yedek oyuncuların formsuzluğu
- Çok fazla oyuncunun bir anda oynatılması
Yedek oyuncular özelliklede Can ve Yasin son derece kötü oynadılar , ilerisi için hiç güven vermediler . oynamadıkları dönemde çalışmaları şüphe uyandırdı . Kemal'de artık FB kadrosunda bence yer işgal ettiğini hergeçen gün daha da kanıtlıyor . Ali Bilgin'in de maçın kaderini ve gidişatını değiştime yetisinden son derece uzak ve vasat bir futbol oynadığını söylemek mümkün . En büyük fiyasko ise tabii ki KAZIM , bu oyuncunun sene sonu yaşına hürmet kiralanıp bir sezon izlenmesi aksi taktirde boşuna para ödenmemesi gerektiğini düşünüyorum .
Kısacası yedek oyuncu kalitesi ciddi olarak düşündürdü bizi , seneye bu konunun dikkate alınarak transfer ya da altyapıya göz atılması gerek bena göre .
Kanaatimce bunca değişklik yerine ki cift forvet başladı . Az zaman oynayan Kezman ve Semih ileride . Orta sahada verimlike ve yetenek açısından Alex olmadığı için Kazım yerine Deivid ve defansta Edu'nun en azından oynaması gerektiğini düşünüyordum . Lig çok kzızştı ve tehlikeli bir hal aldı , telafisi kağıt üzerinde mümkün ama bundan sonra hata şansı yok aslında .
Lig yerine GS kupa maçına birkaç yedekle çıkılabilirdi ...
Fenerbahçe : 0 Bursaspor : 2
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu HAKEMLER: Bünyamin Gezer , Erdinç Sezertam , Nihat Mızrak FENERBAHÇE: Volkan Demirel , Yasin , Vederson , Can , Önder , Kemal (Alex dk. 56 ), Mehmet Aurelio , Ali Bilgin , Kazım (Deivid dk. 70) , Semih , İlhan (Uğur Boral dk. 56)BURSASPOR: Vega , Ömer Aysan , Egemen , Ömer Erdoğan , Bekir Ozan , Serkan (Sinan Kaloğlu dk. 26), Cihan , Romeschenko (Volkan Şen dk. 40), İsmail , Mustafa Sarp , Tum (Zuniga dk. 90)GOLLER: Sinan Kaloğlu (dk. 28 ve dk. 85)SARI KARTLAR: Yasin, Semih, Ali Bilgin, Mehmet Aurelio (Fenerbahçe), Egemen, Mustafa Sarp, Ömer Aysan (Bursaspor)
( FD) Şeref Solmazer
25 Şubat 2008
21 Şubat 2008 Perşembe
Ş.L 2. Tur . Kadıköy'de seri devam ediyor , Fenerbahçe : 3 Sevilla : 2
Gecekondunun Sev(diği) Villa'ya Aşkı
( F.D) Şeref Solmazer
İstanbul - 21 Ocak 2008
( F.D) Şeref Solmazer
İstanbul - 21 Ocak 2008
Sürpriz gollerin maçı
Maça FB okadar tutuk ve kötü başladı ki Sevilla sağlı sollu ataklar ve ortasahadaki baskısıyla FB 'yi ilk 7 dakikada ileriye dahi çıkarmadı , bu esnada net gol pozisyonları da buldular , sanırım FB oyuncular bir motivasyon sorunu yaşadılar bu ilk dakikalarda , ancak hiç umulmadık bir anda maçın en kilit kanadı olan Fenerin solu, Sevillanın sağına Alex Uğur'u okadar güzel kaçırdı ki , Uğur o çalımı atıp Alves'i geçtiğinde daha topa vuruken ben gol olacağını hissettim . Zaten Batman'da Sevilla'nın en zayıf halkası stoperlerini uyutmuş bomboş kafayı vurmuştu bile ... Sürpriz bir goldü oyuna göre ve hep o sürprizlerin yaşandığı bir gece oldu devamında da ...
Edu'nun dramı
"...Ayaz, vur vuracaksan hiç utanmadan / Ey talih sende dön döneceksen ..." diyor şair Mete Özgencil , Düşmedim Daha isimli şiirinde . Gerek şiirin mısraları gerekse de adı dün akşam sahada ki Edu'nun dramını hatırlattı bana ... Ayazlı bir Moskova gecesinden sonra , karların henüz erimediği bir Kadıköy akşamında da Edu'nun talihsizliği mi , beceriksizliği mi yoksa dramı mı desek bilemiorum ama yine tekrarladı bu talihsizlik . O an ekrana yansıyan yüzünde Edu'nun bir gözyaşları dökülmesede bir ağlama ve bir tükenmişlik vardı . Geçekten empati yapıldığında hiçbir futbolsverin onun yerinde olmak istemeyeceğini unutmaması gerekir . Bu süreçten sonra , Edu'yu sahada tutan Zico ve mücadelesini sürdüren Edu'yu ( çok güzel bir kafa şutunu Palop çıkardı ) da doğrusu cesretleri dolayısıyla kutlamak gerek . Şahsen Edu'nun çıkmak isteyeceğini düşünmüştüm o yüz ifadesini gördüğümde ... Bu golde Volkan'ın defansı uyarmamasınında Edu kadar talihsiz (!) bir durum olduğunu söylemek lazım . Ayrıca defans dayanışmasının en güzel örneğini de arkadaşının hatasını mükemmel ir kafa golüyle hafifleten Lugano oldu . Bu arada Kanute ve Luis Fabiano'nun etkisiz oyunlarının arkasına da bir bakmak lazım gelir sanırım , acaba niye diye ?
Seyirci ve Taraftar arasındaki fark
İngilizcede "audience" ve "supporter" diye iki kelime var , birincisi izleyici ki bunlar sinema , tiyatro veya konser vb gösterileri izleyen kitle için kullanılırken ikincisi taraftar, savunucu olarak tellafuz edilebilir, bunlarda bir şeye taraf olanlar onu HERTÜR durumda savunanlar olarak değerlendiriler . Mesela Liverpool'luların her ne şart altında olursa olsun , " Asla yalnız yürümeyeceksin" i söylemeleri gibi ... Şimdi bu değerlendirme ışığında dün akşam Edu'nun golünden Semih'in golüne kadar geçen süre zarfında tribünlerdeki ambiansın hangi İngilizce kelimeye karşılık geldiğine bu derğelendirmeyi okuyanlar karar versin ! ( Avrupa maçı olduğu için İngilizce kelimelerle değerlendirmenin daha tesirli olacağını düşündüm ) . 10. yılını kutlayan başkanın bu kurumsallaşma işlerine kafa yorma konusunu çok acil şekilde taraftarlık ve yandaşlık olgusunun tribünlerde, özelliklede 90 artı dakikalar ve son düdük çalmadan umudunu, desteğini yitirmeme ve sürdürme , " yenilsende yensende taraftarın senle " sloganının lafta değil özde olması üzerine çalışması lazım , bu konu çok önemli , sanırım dün akşam herkes Edu'nun golüyle hem sahada hem TV başında şoke oldu . İşte bunu aştığımız gün oralarda daha ileriye gideceğiz , herşey sahada değil yani... Kısaca dün akşam taraftar bu iki gol arasındaki sürede takıma hiçbir katkı sağlamadı bana göre , daha doğrusu seyirci yani izleyiciler ...
Sevilla'dan alınacak ders
Geçen yıl A.Z Alkmar karşısında beceremediğimiz ama bu sene bunun biraz ötesine taşıyabildiğimiz tecrübe için deplasman takımı olarak Sevilla'da bize ders verdi.Bakalım deplasmanda aynısını yapabilecekmiyiz ki bu yüzden o maçta Carlos'un mutlaka oynaması gerekir . Adamlar hertürlü müdahalede yerde kalıp hakemi etkilemyi ve oyunu istedikleri gibi soğutmayı müthiş becerdiler . Uğur'a gösterilen kart bu konuda ders olur .
Oyuncular ve Zico
Rakibe göre oyuncular dikkatli oldukları için fazla risk almadılar bu yüzden bazı yanılgılar olduğunu düşünüyorum . Bence Zico rakibi oldukça ciddiye almıştı . Hata yapmama motivasyonu sıkıntı yarattı sanırım . Carlos karşısındaki iki ( Alves, Navas ) tehlikenin farkında olduğu için hiç çıkmadı , bu yüzden etkisiz gibi göründü , ben buna katılmıyorum . O iki adam karşısında hata sansınız yok ki Alves'in boş ortası bile gol oldu. Kezman formunun zirvesinde , Semih müthiş döndü , bu gol sonrası forvet sorunumuz olmadığı artık aşikar . Alex biraz daha aktif olabilridi . Selçuk'u beğendim Marco bu aralar vasat . Gökhan takımın en iyilerinden . Lugano, Kanute ve Fabiano'ya şans tanımadı . Volkan 'ın Edu'nun golünde bence de önemli hatası vardı . Tüm oyuncuları kutluyorum . Edu'nun Hypia ile girdiği rekabette rakibini geçmemesini diliyorum .
Galibiyet galibiyettir
Sonuç olarak FB kötü başladığı ve umulmadık bir anda bulduğu güzel golle öne geçtiği sonrasında hatasıyla yıkılıp sonra yeniden dirilip , yine talihsiz ve defansın konsantrasyon hatasıyla yediği gole rağmen maçın sonlarında Alex ve Semih ile yeniden dirilmeyi başarıp galibiyetle maçı sonuçlandırması bence müthiş bir başarıdır . Gönül tabiiki o hatalı golleri yemeden 3 tane atmayı isterdi ama olmadı . FB 3 kez maçta öne geçmeyi başardı . Sevilla ya evinde de özellikle kanatlardan gelecek ataklar ya da duran toplarda gol atabileceğini gösterdi . Artık önemli olan orada ki maçta takımların göstereceği performans ve gol pozisyonlarını pulup değerlendirme oranları olacaktır . Oradaki maçın kader adamı kaleci Volkan olabilir . Ve tabbi ki Alex ve de topu rakip alana hızlı geöçirebilecek bir Maldonado ... Bekleyip göreceğiz , ama şu bir gerçek ki Fenerbahçe Avrupa 'da Kadıköy'ün çıkışı olmadığını kanıtlıyor ki bu alınan yolda çok önemli bir temel taşıdır . Dün akşam ki maç futbol adına son derece görekmli ve keyifli bir gösteriydi ayrıca . Teşekkürler Fenerbahçe bize bu mutluluğu ve keyfi yaşattığın için ...
Fenerbahçe : 3 Sevilla : 2
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu
HAKEMLER: Florian Meyer , Sönke Glindemann , Kai Voss (Almanya)
FENERBAHÇE: Volkan Demirel , Gökhan Gönül , Edu , Lugano , Roberto Carlos (Vederson dk. 68 ), Selçuk , Mehmet Aurelio , Uğur (Kazım dk. 78), Deivid , Alex , Kezman (Semih dk. 84)
SEVİLLA: Palop , Daniel Alves , Escude , Dragutinoviç , Adriano , Jesus Navas , Keita , Poulsen , Duda (Diego Capel dk. 63), Luis Fabiano , Kanoute
GOLLER: Kezman (dk. 17), Edu (dk. 24 K.K), Lugano (dk. 57), Escude (dk. 66), Semih (dk. 87)SARI KARTLAR: Uğur, Kezman, Roberto Carlos, Selçuk (Fenerbahçe), Palop (Sevilla)
Şampiyonlar Ligi İkinci Tur İlk Maç Toplu Sonuçları
Schalke 1 - 0 Porto / Olympiacos 0 - 0 Chelsea / Liverpool 2 - 0 Inter / Roma 2 - 1 Real Madrid / Celtic 2 - 3 Barcelona / Lyon 1 - 1 Manchester United / Arsenal 0 - 0 Milan
20 Şubat 2008 Çarşamba
22.hafta Ç.Rizespor : 2 Fenerbahçe : 4 ve Sevilla maçı öncesi son yorum
Rize'de Sevilla antrenmanı
Şeref Solmazer
20 Şubat 2008
Fenerbahçe Sevilla maçı öncesi çıktığı Rize deplasmanında , rahat bir oyunla net bir skor aldı . Rize'nin sahada birşeyler yapabilecek tek oyuncusu Altan'ın golüyle 1-0 geriye düşse de Kezman, Alex gibi etkili oyuncuların oyunlarıyla kolay gol bularak maçı rahatça kazandı . Bu maçla ilgili en dikkat çekici noktalar bana göre şöyle
- Zico yeni transfer Maldonado'yu oynatmalıydı , takımla oynamayı ve uyumu açısından , ama oynatmadı , dolayısıyla Sevilla maçında Selçuk'u keserse bu bence saçmalık olacaktır ki o da bunu yapmayacağını açıkladı dün .
- Kezman , Batman ( yarasaadam) olduğu günlerdeki gibi gollerini atmaya başladı bu Sevilla maçı ve ilerisi için bir şans FB için
- Volkan maçı sürekli yaşamıyor galibiyet sonrası saçma goller yiyiyor, bu bir tehlike...
- Rizeli Altan takımının herşeyi , takımın o olmasa çoktan ligden düşmüş olduğunu söylerdik sanırım .
Çaykur Rizespor : 2 Fenerbahçe : 4
Stat: Rize Atatürk
Hakemler: Zafer Önder İpek, Erhan Sönmez, Muharrem Yılmaz
Çaykur Rizespor: Özden, Gökhan, Fahri, Altan, Riberio(Dk.82 Mehmet Şen), Victoria, Igor, Mustafa, Kürşat, Cumhur(Dk.72 Suat), Leandro(Dk.49 Serhat)
Fenerbahçe: Volkan, Gökhan, Lugano, Edu, Roberto Carlos, Aurelio, Selçuk, Deivid, Uğur(Dk.74 Vederson), Alex(Dk. 90+2 Kazım), Kezman(Dk.85 Kemal)
Goller : Kezman (2) , Deivid, Selçuk / Altan (2)
Çaykur Rizespor: Özden, Gökhan, Fahri, Altan, Riberio(Dk.82 Mehmet Şen), Victoria, Igor, Mustafa, Kürşat, Cumhur(Dk.72 Suat), Leandro(Dk.49 Serhat)
Fenerbahçe: Volkan, Gökhan, Lugano, Edu, Roberto Carlos, Aurelio, Selçuk, Deivid, Uğur(Dk.74 Vederson), Alex(Dk. 90+2 Kazım), Kezman(Dk.85 Kemal)
Goller : Kezman (2) , Deivid, Selçuk / Altan (2)
Fenerbahçe'ye şampiyonlar ligi 2. turunda Sevilla karşısında başarılar dilerim.
Sevilla maçı öncesi kısa yorum .
Bu turu ev sahibi takım olma avantajını iyi kullanan takımın turlayacağını düşünüyorum . Fenerbahçe'nin bu akşam evinde oynayacağı maçta gol yemeden atacağı gol veya goller bu yüzden çok önemli . Sevilla evinde seyircisininde etkisiyle son derece ofansif ve etkili hucumlar gerçekleştiriyor , özellikle kanatlardan gelen süratli adamları Capel, Navas, Alves gibi oyuncuların akınlarında vurucu timleri son derece tesirli ve etkili ayaklar Kanute ve L.Fabiano ile rakibi çok zorluyor ve fırsat buldukça farklı skorlarda elde ediyorlar . Ancak Sevilla'nın bu akşam Kadıköy'de bu ofans etkilinliğinde olmayacağını daha doğrusu FB'nin kontrollü ve etkili defans anlayışının ve sahaya yayılışı ile kanatlardan Sevilla'ya o derecede şans tanıyacağını hiç düşünmüyorum dolayısıyla Sevilla'nın kendisini rövanşa taşıyacak bir skor için oynayacağını bekliyorum , kısaca İspanya liginde de sık sık gördüğümüz üzeri istikrarsız ve kötü gibi görünen bir Sevilla olabilir bu akşam sahada . Ama bu durumu yaratacak takım tabii ki FB olacaktır . FB'nin bu akşam sahaya yayılışı, oyuna konsantrasyonu , isteği , ortaya koyacağı mücadele ve hırs tabii ki saha şartlarınında olumsuz etki etmemesi sonucunda umuyor ve diliyorum ki Sevilla
karşısında güzel bir galibiyet ve ikinci maç için bir umut olacaktır . Umudum FB'li oyuncuların özellikle Ş.L'de ki istekleri ve arzularıdır . Kanatlardaki adamların maçı olacağı ve bu mücadelenin keyifli bir haz bırakacağını düşünüyorum futbol adına . Capell 'in karşısında Gökhan , Carlos'un karşısında çömezleri ama güçlüleri Alves ve Navas , müthiş bir savaş olacak ... Kezman - Alex ikilisine Fabiano - Kanute iklisi kafa tutacak , Poulsen , Marco savaşıda dikkat çekecektir.
Fenerbahçe'den 2-0'lık bir galibiyet bekliyorum ve umuyorum . Golleride Kezman ve Carlos atsın ... Bir çoşku akşamı daha olsun ama kantarın topuzu kaçmasın , işin rövanşı çoook zor olacak , ona sonra değiniriz .
20 Şubat 2008
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

