31 Ocak 2008 Perşembe

20.Hafta Sivas: 1 Fenerbahçe : 4 ve genel bir değerlendirme

( F.D) Şeref Solmazer
31 Ocak 2008 - İstanbul

Fenerbahçe aldı başını gidiyor
Deplasmanda yılın flaş takımı Sivasspor'u çok rahat ve üstün bir oyunla mağlu etti. Bu maçın öncesi FB hafta içi oynadığı kupa maçındada Alanyaspor'u kupa tarihinin en acayip skoru ile 10-3 yenmişti . Sonuç olarak Fenerbahçe İstanbul B.B ile 2-2 berabere kaldığı ikinci yarı ilk maçından sonra golcü ve iyi oynayan bir takım havasına büründüğünü görüyoruz . Bu arada forvet sıkıntısı ve kaosu yaşayan ve ayrılacağı söylentileri çıkan Kezman'ın da bu süreçte başarılı olması 3 maçta 7 gol atması ayrı bir moral oldu . Doğrusu bu Ş.Liginde çok zorlu bir Sevilla maçları öncesi rakibin İspanya'da ki istikrarsızlığınıda göze alınca iyi bir moral oluyor bana göre takım açısından .
Sürpriz derbi Fenerbahçe için bir avantaj olmalı
Bu formda dönemde birde Türkiye kupası çeyrek finali kuralarında seri başı uygulaması olmadığı için tombaladan GS maçı çıkması ayrıca iyi oldu . FB bu önemli iki derbi ile Sevilla maçı öncesi çok ciddi 2 prova da yapmış olup ciddi bir hazırlıkla Sevilla ile karşılaşmış olacaktır . GS'ı kupada elemenin ayrıca moral katacağıda unutulmamalı ...
Golcü Fener
İkinci yarıdaki maçlar da İst B.B 'ye 2 gol , Şanlıurfa kupa maçı 3 gol ( Kezman 1) , Gaziantep lig 5 gol , Alanyaspor 10 gol ( Kezaman 4 ) ve Sivas 4 gol ( Kezman 2 ) ... 5 maçta 24 gol attıp 8 gol yedi . Yenilen goller dikkat çekici tabii ki bu arada .
Oyuncu eksiklikleri yavaş yavaş kapanıyor .
Tümer ayrıldı, Appiah2ın sakatlık sebebi ile sözleşmesinin askıya alınması gündem deki oyuncu sezonu kapattı . Ancak bu dönemde TFF sürpriz bir kararla ( Bence Ulusoy federasyonu ile kapalı kapılar ardında gizli pazarlıklar var .) 6+2 yapancı kararı aldı . Fenerbahçe'de Brezilya'nın Santos takımından Şilli'li tecrübeli ortasaha oyuncusu Cladio Maldonada'yı transfer etti . Kemal bu süreçte formda göründü . Kezman golcülüğüne geri döndü . Semih ve Alex çok formda . Deniz 'de düzelirse takımın eksikliği olan pek oyuncusu kalmayacak ve forma için ciddi bir rekabetin geleceği düşünülebilir . Gökhan Ünal ve Mehmet Topuz için Kayserispor'a da öneri götürüldüğü açıklandı .
Bu durumda kadro ve bana göre form durumları
Kaleciler : Volkan & Volkan ( ***) , Serdar ( sakat)
Defans : Gökhan(***) , Edu (***), Lugano(***) , Carlos(***) , Yasin(**), Önder(**) , Can (*)
Ortasaha : Uğur(**), Vederson(**), Deivid(**), Kazım(*), Ali(**) , Selçuk(***), Marco(***), Kemal(**), Maldonado ( ? ) , Deniz ( sakat) , ( Mehmet Topuz - transferi gündemde )
Forvet : Semih (***), Kezman (**), Alex(****) , İlhan(**) , ( Gökhan Ünal - transferi gündemde)
Teknik direktör: Zico (***)
Başkan ( ***)
Sonuç Olarak , gidişat umutvar ...
Başta Alex ve Semih çok formda , Carlos ilk maç çok kötüydü ama sonradan tecrübesi ile formunu yükseltti . Gökhan, Edu , Lugano performanslarını koruyor . Gökhan'ın özellikle hucuma çıkışı ve etkisi önemli katkılar sağlıyor ( Bknz: Sivas maçı ) . Marco ve Deniz'in yokluğunda Selçuk önemli bir dezavantaj yaşamadılar . Selçuk'un bu dönemi kaldırması önemli bir katkı sağladı takıma . Maldonado ve Deniz'in katılımı ile rotasyon ve rekabet konusunda önemli etki bekliyorum ortsahadan . En sıkıntılı görünen yer tek başına kalmış olan Semih'ti Kezman'ın gollü dönüşü bu anlamda sevindirici . Birde tabii ALEX var . Kaptan'ın kesinlikle sakatlanmaması lazım özellikle Sevilla maçlarında mutlaka iyi vaziyette oynar olması gerekiyor ...


Sivasspor: 1 Fenerbahçe : 4

Stat: 4 Eylül
Hakemler: Yunus Yıldırım, Alper Ulusoy, Erdinç Sezer Tam
Sivasspor: Akın Vardar, Abdurrahman Dereli, Hayrettin Yerlikaya, Karim Saidi, Murat Sözgelmez, Sezer Badur, Musa Aydın(Dk. 89 Onur), Devran Ayhan(Dk. 60 İlhan), Petkov Chetkov, Muhammed Ali Kurtuluş, Mehmet Yıldız
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Lugano, Roberto Carlos, Mehmet Aurelio, Alex, Selçuk Şahin, Semih(Dk. 74 Kezman), Uğur Boral(Dk. 65 Vederson), Edu, Gökhan Gönül, Deivid
Sarı kartlar: Dk. 48 Hayrettin, Dk. 66 Karim Saidi (Sivasspor), Dk. 77 Roberto Carlos, Dk. 82 Selçuk (Fenerbahçe)
Goller Dk. 29 Alex, Dk. 40 Semih, Dk. 78 ve 86 Kezman (Fenerbahçe), Dk. 58 Musa Aydın (Sivasspor)

23 Ocak 2008 Çarşamba

19. hafta - Gaziantep : 0 Fenerbahçe : 5

Fenerbahçe Alex ile güzel , Sezon başaından buyana en rahat ve en gollü maçını oynadı Fenerbahçe ve kolay kazandı .


Gaziantep : 0 Fenerbahçe :5

Stat: Kamil Ocak
Hakemler: Kamil Abitoğlu, Bahattin Duran, Mustafa Sönmez
Gaziantepspor: Oğuz, Mehmet Çoğum, Bekir İrtegün, Murat(Dk. 46 Bülent Bölükbaşı), Metin, Deumi, Erdal, Ekrem Dağ, Mehmet Polat(Dk. 58 Zurita), Özgür Volkan, Ali Cansun
Fenerbahçe: Volkan, Lugano, Roberto Carlos, Kemal, Alex, Selçuk(Dk. 70 Kezman), Semih(Dk.86 Ali Bilgin), Uğur(Dk. 73 Vederson), Edu, Gökhan, Deivid
Goller: Dk. 24 Kemal, Dk. 32 Alex, Dk 35 Metin (Kendi kalesine), Dk. 56 ve 69 Deivid (Fenerbahçe)
Sarı kartlar: Dk. 16 Selçuk, Dk. 53 Alex (Fenerbahçe)

21 Ocak 2008 Pazartesi

Cüneyt E. Koryürek (1931 -2008 ) Saygıyla ve rahmetle ...












Ne zaman ki bir sporsever oldum , ne zaman ki gerek siyah beyaz, gerekse de ilk renkli televizyonlarda ki o renkli dünyanın ( olimpiyatların ) olağan üstü mücadelelerini izleme şansını 4 yılda bir yakaladım, ne zaman ki zaman geçti ve büyüdük , sporu daha bilinçli ve iştahlı izlemeye başladık , nezaman ki atletizmin en çekişmeli müsabakaları yapılacaksa hep sahada yarışanlar kadar görüntüye yansımayan sunucu sesi yanında hep onun sesini bulduk , bulamadığımızda arar olduk , o izlediğimiz muhteşem yarışlar o yorumlamıyorsa yavan geldi . Başta olimpiyatlar olmak üzeri , avrupa ve dünya atletizm şampiyonları , sonyılların popüler golden league yarışlarında da hep üstadın yorumları bizi bilinçlendirdi, bilgilendirdi ve bu sporu ( atletizm ) sevmemizde çok büyük katkılar sağladı . Nezaman ki o lanet trafik kazası haberini alıp üstadın bu dünyadan ayrıldığını duyduk kahrolduk.
Cüneyt E. Koryürek sen bu ülkede ATLETİZMin sevilmesinde en BÜYÜK etkenlerden biriydin , sen bu ülkede henüz daha sahip olunlması için çok yol kat edilmesi gereken bir spor ahlakı ve etiğine sahiptin , sen bu ülkenin belkide en entellektüel spor adamlarından biriydin , sen bu ülkede çoluk combalağın bile bilgisayar kullandığı ve kendini güya bilimin bir parçasına dokunduğunu sandığı cehalet içinde 77 yaşında olmana rağmen spor ve bilimi ülkenin ötesinde takip eden bir spor adamıydın ( Bkz: Fotoğraf ve çalışma ortamına) , sen bu ülkenin spor anlayışının çok ötesindeydin , umarım yaşarken farkedilmeyen bu özelliğin ölümünden sonra anlaşılabilir. Umarım ve dilerim ki birileri çıkıp sizin bayrağınızı ileriye taşırlar . Rahmetli Kenan Onuk ve Sizin yerinizin doldurulacağını hiç düşünmüyorum . Hep kalbimizde yaşayacaksınız değerli üstad CÜNEYT E. KORYÜREK . Işıklar içinde olun ...

Aklıma hep şu geldi bu ölüm haberinde ; ya kazayı yapan sürücüde bir atletizm aşığı ve Cüneyt Koryürek sever idiyse ... Ne biçim bir hayat bu ya ! Trafik gerçekten üzerinde çok durulması gereken bir konu ama tek başına bir konu değil , o aracı kullnana adamın hangi ruh haliyle ve neden o halde trafikte olduğunu düşünerek vs...

Şeref Solmazer
21 Ocak 2008 İstanbul
KORYÜREK KİMDİR ?
Cüneyt Koryürek 1931’de Ankara’da doğdu. Liseyi Ankara Koleji’nde, üniversiteyi Kaliforniya’da tamamladı. Askerliğini Genelkurmay Başkanlığı’nda yedek subay olarak yaptı, burada General Cevdet Sunay’ın tercümanı olarak çalıştı. Çalışma hayatına serbest muhabir ve basın danışmanı olarak başlayan Cüneyt Koryürek, Ankara’da Daily News’da yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 1962’de sahibi ve yöneticisi olduğu Delta Ajansı Ankara’da kurdu. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın basın müşavirliğini de yapan Koryürek, Halkla İlişkiler Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Avrasya Kıtalararası Maratonu’nun yarış ve organizasyon direktörlüğünü yapan tecrübeli gazeteci yedi olimpiyatta gazeteci olarak çalıştı. Olimpiyat oyunlarını TRT’de yorumlayan Koryürek, bu konuda yayınlanan iki kitabına ek olarak İstanbul Olimpiyat Hazırlama ve Düzenleme Kurulu için de bir kitap yazdı. Ayrıca ‘Lider ve Liderlik’ ve ‘Harf İnkılabı’ adlı kitapları bulunan Koryürek’in Türkiye’de çalıştığı bazı atletler, Türkiye ve Balkan rekoru kırdı.Koryürek’in, Amerikan Atletizm Yazarları Derneği, Uluslararası Olimpiyat Tarihçiler Birliği ve Atletizm İstatistikçileri Birliği üyeliği bulunuyordu. Çeşitli yıllarda Atletizm Federasyonu’nda, genel sekreter, asbaşkan ve başkan olarak görev yapan Cüneyt Koryürek, son olarak NTV’de yayınlanan Atletizm Aktüel programında yorumcu olarak görev yapıyordu. Cüneyt Koryürek ayrıca, Cumhuriyet, Hürriyet, Yeni Yüzyıl, Radikal ve Sabah gazetelerinde atletizm, olimpiyat ve genel konular üzerinde yazılar yazdı.

14 Ocak 2008 Pazartesi

18.hafta "Alex yoksa Fener'de yok" Fenerbahçe : 2 İstanbul B.B :2

(F.D)Şeref Solmazer

14 Ocak 2008 - İstanbul



Bu maçın yorumunu sanırım en güzel, rahmetli İslam Çupi'nin o meşhur sözünün Alex'e uyarladığım şu ifadesi açıklayacak, hem benim , hem de tüm Fenerbahçeliler için
" Alex ortalıkta yoksa, Fener yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur,gol yoktur, taraftar güç nefes alır ve bu takım kısa süre sonra çekilmez hale gelir ,vasat olur. Alex'in büyüklüğü ne oyunculuk büyüklüğü,ne zeka büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz. "

Birde yönetimin devre arasını iyi geçirmediği görüşündeyim , dün akşam ki maçı seyreden birçok kişi bunu takım ve Zico için söylese bile ben yönetim üzerinde duruyorum . Takımda sezon başından beri faydalanamadığımız ve bundan sonrada faydalanamayacağımız önemli mevki işgal eden ve önemli paralar alan oyuncular var . Örneğin Appiah , Tümer , son dönemlerde Kezman gibi .Bu oyuncuların durumu ve önemi ortada iken bu konuda bir girişim olmaması , yeni oyuncu ya da oyuncuların transfer edilmemesi bence takımı en küçük bir futbolcu sakatlığında çok zor durumlara düşürebilecektir , dün akşamda işte bu durumun kanıtıdır . Sezona çok iyi başlayan Deniz'in uzun süredir devam eden sakatlığı , Selçuk'un kart cezalı oluşu ( ki haftayada Marco cezalı bu arada ) , Kemal gibi artık futbol oynamayı unutmuş ve pek fayda sağlayamayan ya da zor maçlarda takımı taşıması mümkün olmayan oyuncularla oynamak zorunda bırakıyor Zico' yu... Aynı şey forvet hattında hiç sans bulamamış genç İlhan'ı kurtarıcı olarak görmeye zorluyor bizi . Tümer , Appiah ve kısmen Kezman'dan hiç faydalanamadığımız , Deniz'in sakat , Selçuk'un kart cezalısı olduğu ve tüm bunlardan daha önemlisi birde ALEX sakat olunca takımın bu oyunu oynaması ve sonucu alması bence kaçınılmaz olmaktadır . İleride de bu sıkıntıların yaşanabileceği aşikardır . Kazım , Ali , Kemal gibi oyuncularında FB 'nin beklentilerine cevap verecekler gibi görünmedikleride ayrıca ortadadır. Dua etmekle bu işler ancak 1 maç gidebilir ama akılla sezon sonuna kadar iyi gidebilir . Tercih yönetimin .
Ayrıca aynı sıkıntının erkek basketbol takımında da yaşanması enteresan bu arada ...


STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu

HAKEMLER: Cüneyt Çakır , Bülent Gökçü , Tarık Ongun

FENERBAHÇE: Volkan Demirel , Gökhan Gönül , Lugano , Edu , Roberto Carlos , Deivid , Mehmet Aurelio , Kemal (Kazım dk. 60 ), Uğur (Vederson dk. 60 ), Ali Bilgin (İlhan dk. 73 ), Semih

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR: Hasagiç , Murat , Volkan , Efe (Mahmut dk. 86), Erman (İbrahim Akın dk. 57 ), İlyas , Tjikuzu , Kerim , Cesario , Sertan (Aydın dk. 78 ), Gökhan Kaba

GOLLER: İlyas (dk. 74), Gökhan Kaba (dk. 81) (İstanbul Büyükşehir Belediyespor), Edu (dk. 85), Deivid (dk. 88) (Fenerbahçe)

SARI KARTLAR: Efe, Volkan, Gökhan Kaba (İstanbul Büyükşehir Belediyespor), Mehmet Aurelio (Fenerbahçe)
(*) Fotoğraf Milliyet gazetesinin 14 Ocak sayılı internet sitesinden alıntıdır .

2 Ocak 2008 Çarşamba

2007_08 Sezonu İlk Yarısı ardından


Fenerbahçe kişisel beklentilerimi boşa çıkarmadan son maçlarda vitesi yükselterek ve ligin ciddiyetini kavrayarak gösterdiği çıkışla ilk devreyi Sivasspor ile aynı puanda kapattı . İki takımın kendi arasında yaptığı maçı FB'nin kazandığını düşünecek olursak ilk yarının lideri olduğunuda varsayarız . FB bu dönemde oynadığı 17 lig maçında başlangıçta yaşadığı şok ve sonrasında kaybettiği nispeten kolay görünen maçlardaki önemli puan kayıplarına rağmen özellikle 3 derbide topladığı 9 puan ile zaten gerçek durumunu kanıtlmaktadır .Bu devrede şununda gözden kaçmaması gerekmektedir . GS son dönemlerdeki düşüşünde önemli oyuncuların sakatlığı çok fazla gündem oluşturuken FB'nin Appiah, Tümer, Kezman , Deniz gibi oyuncularıda benzer sebeplerle uzun süreler kullanamadığınıda doğru değerlendirmek lazım . Yine bu süreçte Avrupa'da gösterilen başarıda sezonun bu ilk yarısının tartışmasız en iyi takımını kolaylıkla ortaya çıkarmaktadır . Fenerbahçe bunu haketmiştir , kutlamak gerekir .

Fenerbahçe'de en öne çıkan oyuncu olarakta : Alex , Carlos ve Semih bence özel alkışı haketmektedirler .


GS cezalarla başladığı ligde müthiş bir başlangıç yapmış ve uzun süre liderliği kimseye bırakmayarak bence sürpriz bir başarı sağlamıştır .Özellikle Lincoln ve Hakan 'ın cezası sonrası GS'da enteresan bir gelişme olmuş , sakatlıkların etkisi T.D'ünün özel durumları ve Avrupa maçlarının kabız durumu takımı olumsuz etkilemiş ve son haftalarda düşüşe geçerek devreyi 3. sırada tamamlamıştır . Bence ilk yarı açısından GS'da başarılıdır . Öne çıkan oyuncuları olarak: Servet , Ümit Karan ve Song dikkat çekicidirler .


BJK : İlk yarıda kendisiyle ve Del Bosque ile savaşmaktan rakiplerle ilgilenecek zaman bulamadığından ne lige ne de Avrupa'ya konsante olamamış bu savaşına birdönem de TFF'yi ekleyerek bir yönetim zafiyeti ve başarısızlığına saplanmış ve bu sorunlarla boğuşurken kendinle döğüşen bir horoz gibi kendini yaralamıştır . Bu dönemde Liverpool'dan alınan ağır malubiyet yine FB ve GS'dan alınan kendilerince tartışmalı ( GS maçında haklılıkları var) mağlubiyetler camiayanın sinirlerini bozmuştur . Tüm bu çalkantılara rağmen ilk yarıyı liderin 3 puan gerisinde bitirmelerinin ardında bence en büyük başarı TD Ertuğrul Sağlam ve oyunculardan Delgado, Tello ve zaman zamanda Bobo'nun başarıları öne çıkmaktadır . Bu sebeple BJK'de ilk yarı itibarı ile yaşadıklarından yola çıkarsak nispeten başarılı bir durumdadır.


Sivaspor : 48 yıllık lig tarihinde ender başarılardan birine imza atarak müthiş bir başarı sağlamıştır . Lider olmak inanılmaz bir başarıdır . Maddi sıkıntılara ve yetersiz bütçeye rağman söylenecek tek söz helal olsun olacaktır . İkinci yarıda günüzmüz futbol gerçeklerinden dolayı ligi 2. bitirmelerini mucize olarak görüyorum , umarım olur ama neredeyse ,imkansız gibi ...


( FD) Şeref Solmazer

2 Ocak 2008



2007-2008 Sezonu ilk yarı puan durumu tablosu

24 Aralık 2007 Pazartesi

Dön Artık Trabzon

Çocukluğumuzun ve gençlik yıllarımızın en korkulu deplasmanı idi Trabzonspor. Şampiyonlar diyarına girdiğinden beri, TS ve FB çekişmesi, diğer iki bizanslı ile olan çekişmeden daha farklı bir yere oturtmuştur kendini. TS nin şampiyonluğa oynadığı yılların büyük bölümünde FB ile çekişmesi, ve son olarak 96 yılındaki öldürücü darbenin yine FB' den gelmesi bu iki takım arasındaki maçların GS ve BJK nin TS ile oynadığı maçlara göre daha kritik olmasına neden olmuştur.

Hafızamdaki ilk TS maçı, Dobi Hasan' ın 90. dk attığı golle TS nin kazanmış olduğu maçtır. Ankarada idim ve maçı TV den izlemiştim. En sevdiğim spikerlerden olan Doğan Yıldız' dı spiker.. Bu spiker konusunu da bir ara girmek lazım.. Ama şimdi dağıtmayalı konuyu. Maçı ve şampiyonluğu o gol ile kaybetmiştik belki de..

Yine Ankarada TS ile oynadığımız ve İlyas' ın penaltıdan attığı gol ile kazandığımız 1-0 lık cumhurbaşkanlığı kupası maçını da tribünden izlemiştim..

Cumartesi günü oynanan maçtan çok keyif aldım. Ancak birşeyin birkez daha farkına vardım. Sanıyorum bir renk olarak TS futbol tarihimizdeki yerini bırakmak üzere..

Yanlış anlaşılmasın. Şampiyonluk ile ölçmüyorum. Ancak o korkulu TS maçlarının artık herhangi bir lig maçı kolaylığına dönüşmesi benim takıntım.. Evet 3-2 yendi FB ama, bu yeterli olmayan oyun ile 3-2 kazanması, bütün FB lilerdeki o rahatlık buna karşılık TS nin en motive olmuş hali ile oynuyor görüntüsü.. Buna rağmen sabaha kadar oynansa FB nin galip geleceği bir maç.. 7 yıldır TS FB yi yenemiyor... Rıdvanlı yıllarda TS korkulu bir deplasmandı.. İskenderi, Soneri, Hamisi, Büyük Orhanı ile yenik başladığımız maçlardı TS deplasmanları.. Artık kazanılması gereken bir deplasmana dönüşmüş durumda..

Umarım ligimizin devrimcisi takım eski görkemli günlerine döner Ersun Yanal ile..

Maça gelecek olursak.. Kadıköydeki maçlarımız içinde en kötüsü idi takım savunması olarak.. Kişisel hatalardan pozisyon verdiğimiz BJK maçı bile bu anlamda daha iyiydi.. Ancak bunun yanında da ne kadar "kazanan" bir takım hüviyetine sahip olduğunu da gösterdi. TS nin orta alanı çabuk geçtiği anlar sürekli sıkıntı yarattı doğal olarak.. Hele ki Yattara ve Gökdeniz etkili olunca maçtan bir türlü kopamadık.. Yine de daha takım görüntüsü veren FB idi ve maçı da TS nin yapısal zaaflarını kullanarak aldı..

4. hafta sonunda 7 puan kaybetmiş bir takım için çok iyi bir geri dönüş ile ligi lider ile aynı puanda ikinci sırada tamamladık. Şampiyonlar Ligindeki üstün performans da göz önünde bulundurulursa, gayet iyi bir ilk yarı geçirildi denilebilir. Bu sonucun oluşmasında en büyük payı elbette Zico' nun..

Şampiyonlar Liginde Sevilla ile eşleşmenin, Barcelona ya da Milan ile eşleşmekten farklı olmadığını düşünüyorum. Bu turda en şanslı kura Porto olurdu bence ki o da çok az bir fark yaratırdı. Avrupa macerasında bence bu sene itibari ile hedefe ulaşılmıştır. Bundan sonrası bu kadro ile ekstra olur. Ancak elensek bile içerde mutlaka galip gelmeli, ve kolay lokma olmadığımızı göstermeliyiz diye düşünüyorum.

Serhat


Fenerbahçe :3 Trabzonspor :2
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu
HAKEMLER: Bülent Yıldırım , Cemal Gemici , Erdinç Sezertam
FENERBAHÇE: Volkan Demirel , Gökhan , Önder , Yasin , Roberto Carlos , Deivid , Selçuk , Mehmet Aurelio , Uğur (Vederson dk. 76 ), Alex (Ali Bilgin dk. 45+1 ), Semih
TRABZONSPOR: Ahmet , Serkan , Erdinç (Tayfun dk. 84 ), Çağdaş , Mustafa (Adnan dk. 72 ), Hüseyin , Ayman , Ceyhun (Ergin dk. 81 ), Yattara , Gökdeniz , Umut
GOLLER: Deivid (dk. 4), Semih (dk. 17), Alex (dk. 33) (Fenerbahçe), Ceyhun (dk. 21 ve 34) (Trabzonspor)
SARI KARTLAR: Hüseyin, Ayman, Serkan, Erdinç, Çağdaş (Trabzonspor), Mehmet Aurelio, Deivid, Selçuk, Volkan Demirel, Roberto Carlos (Fenerbahçe)

18 Aralık 2007 Salı

4 Soru , 4 Cevap

Sorular
- F Futbol dergisini düzenli okuyan var mı ? Dergi hakında ne düşünüyorsunuz , dikkatinizi çeken birşeyler var mı ?
- Tuncay Şanlı “pir “ döndü , son 3 maçta 3 gol ve biri de biri Arsenal’e ... İşin garibi biri sağ , biri sol, birde kafa ile 3 harika vuruş ve gol ... Tuncay , Emre B.’nin bir sezonluk golünü 3 maçta attı , ama hala Emre Türkiye' nin umut vaad eden bücürü, nedense hala en büyük (!) o . ( Terbiyesi ve Ulusal takım kaptanllığı falan da ayrıca taktire şayan (!) ) . Tuncay hala kazma(mı) ! Nedeni ne olabilir ? Fener kökenli olanla GS kökenli olana tölerans farkı mı bunlar ?
- Nihat Kahveci : İşin sırrı nerede ?
- Semih Şentürk : Bu performası ile örneğin Shalke’de oynayan bir alman ya da fransız topçu olsaydı , Yada İspanyol Real Petis’te oynayan bir Hollandalı .... Şimdi bu takıma ( FB) ye bu forvet sıkıntısında FB’li Semih’in yerine transfer edermiydiniz etmezmiydiniz?

Cevaplar

- Düzenli okuyorum, bir futbol kültürü dergisi olarak güzel buluyorum , ama yazarların neredeyse tamamı BJK kökenli gibi , FB ile ilgili bir yazı fotoğraf ya da övgülü bir yorum görmek neredeyse imkansız , ama yergi ve vurguda çok çömertler , son sayıda 4 sayfalık Toni Sumhacher yazısında FB ile ilgili 1 paragraf yazılmış ve FB formalı bir fotoğraf yok , aynı şey Hooijdonk sayısında da , Keneth Andersson saysında da vardı , Ama Les Ferdinand yazarken öyle değildi . Liverpool Manu derbi vb. gibi yazılarda bile Bjk övgü ve saptamaları acayip enteresan ( nasıl beceriyorlar ise) . Yani böyle klas bir mantıkla dergi çıkar ve sonrada böyle bir bilinçaltı saplantısında boğul , Tam bize özel bir durum ! Türkiye'de Türkçe bir Futbol dergisi çıkarıyorsan bir kesimin değil tüm futbol severlerin ruhuna hitap etmelisiniz . Ben FB övgü ve takdiri beklemiyorum , ama bu saplantılı yaklaşım uzun süredir ve ısrarla devam ediyor ve maalesef dikkat çekiyor . Alkım hem Beşiktaş Çarşı'da hem Kadıköy Çarşı'da ama aklı hala Çarşıda kalmış ... İçeriğe ve kaliteye yakışmıyor !
- Tuncay Şanlı İngiliz futbolunda belki "top class" ( birinci sınıf) olmaz ama sezonun en kötü transferi payesini alacak bir adam değil . Ben mutlaka daha da başaracağına inanıyorum ! Takımı kötü , daha iyi takıma gider ve gidecektirde ... Emre ile kıyaslama sadece algılama anlamında yapılmıştır , oyun anlayışları ve bölgeleri arasında benzerlik olmadığını bilerek !
- İşin sırrı , profoseyonellikte , adamlıkta : Çok çekilmeye çalışsada asla yerel gündemin bir malzemesi olmadı , profosyonel ve akılı bir insan profilini sürekli ve istikrarlı sürdürdü , ciddi sakatlıklarına rağmen dönmeyi bildi . Ne dönemeyenler vardı . İspanya’nın 2. sınıf takımlarını kafaya oynatıyor resmen , Hadi R.Sociedad da R. Denoux gibi bir koç Kovaceviç gibi bir partner vardı dediler peki Villereal de kim var ? Pires mi? Adamlar dünya yıldızı Riquelme’yi kaçıracak kadar aptallar ki Nihat o takımı zirvede tutuyor . Tek kelime ile OLAĞANÜSTÜ bir başarı . Bravo hem çok başarılı hem de adam olduğu için .
- Semih Şentürk bugün İspanya Liginde Gatefe forması giyen bir Portekizli olsaydı . 5 Milyon Avro'ya alırdık onu Türkiye'ye , havaalanlarında karşılamalar düzenleyerek !