28 Nisan 2008 Pazartesi

Galatasaray Şampiyon Gibi . Galatasaray :1 Fenerbahçe : 0

Burası Samiyen Burada Küfür Yok
Adnan Polat diyor ki , ben varsam , teknik direktör bile olmasa bu takım şampiyon olur ! Doğrusu FB!liler için çok antipatiktir Adnan Polat , bir GS anlaması için Aziz Yıldırım'a karşı hissiyatlarını hatırlatalım . Ama aralarında büyük farklar vardır icraat anlamında , biri soyut diğeri somut işlerin adamlarıdır , birinin yaptıkları elle tutulur gözle görülür , diğerininkiler pek ortalıkta görünmeden havada uçuşarak gerçekleşir . Ama sonuçta ikiside yiğittir , haklarını verelim . Dün Polat birkaç somut şeye imza atmıştı . Pankart güzeldi ama işler yolunda gittiğince ve şansları var ki gitti . Tersinden neler olabileceğini tahmin etmek zor değil , ama herşeye rağmen güzel pankarttı ...
Volkan sen bizim herşeyimizsin
Bence GS'lılar böyle bağırmalı artık , Lincoln'le olan kupa maçı sendromundan hala kurtulamayan bu değerli arkadaş orada olduğu gibi bu maçtada ( Hafta içi yaptığı güya profosyonel görünümlü açıklamaların nekadar sahte ve yapmacık olduğunu kanıtlarcasına ) sakatlanmasına rağmen sahada kalmayı tercih ederek ve bugüne kadar görüldüğü üzeri defansıyla dialog kurma özürlerinden birbaşkasını tekrarlayarak GS'a belkide bu yılki şampiyonluğu armağan etmiştir . Kupa'dan sonra bu ikinci kıyakla bence bu yıl GS'lıların en sevdiği figürlerden biri olamaya hak kazanmıştır .
Tribünlerden manzaralar
Sanırım yine Polat ve GS geleneğinden gelme bir olay olsa gerek ; M.Denizli , Feldkamp ve Hagi tribünde ve maçı yanyana izledi . Bu bence çok hoş(görülü) bir manzara ve örnek bir tabloydu , özellikle Kalli'nin oluşu manalıydı . Hem de davetli olarak ...
Maç
Maça GS hırslı istekli arzulu ve mücadeleci başladı , genelde görüntü olarak GS daha çok koşan topa hükmeden ve ceza sahasına gol için gelen takım hüviyetindeydi , ama ataklar ceza sahasında erimekten başka bir işe yaramıyordu , bir kontra topta Karan'ın direkten dönen topu hariç ciddi bir durum yoktu, bu ilk baskıdan sorna Fenerbahçe birkaç korner atışı ve cılız ataklarla göründükten sonra oyunsakinleşti , o sıralar aklımdan maç sanırım beraberliğe gider gibi bir düşünce geçiyorduki , sağdan gelen ortaya Volkan Edu kardeşliğinde yükselen FB defansı Nonda'ya küfürsüz maç ve şampiyonluk havası ikramında bulundu , GS arayıpta bulamadığı gole başta Volkan olmak üzeri bir "kıyak"la kavuşmuş oldu ... Burada oyunda sakat sakat kalan Volkan ve Kezman'ın penaltısından sonra çok eleştirilen Zico'yu da birkez daha eleştirmek gerekebilir , tam kestiremiyorum ama sakatlığının bu saçmalamada alakası olabilir mi bilemiyorum ! ...İkinci yarı FB ataklarını arttırır düşüncesindeydik , zaman zaman bunu yapar görünsede bu gerçek bir baskı olamadı , nedense FB dün akşam sanki olayın ciddiyetinden ve vehametinin farkından uzakta bir görüntü çizdi . Oyuncular yeterince konsantre ve istekli değildi . Genelde takımın çoğu kötü ve vasatın altındaydı ben yalnızca Gökhan'ı bunların dışında tutuyorum . Edu'da defansta bence çok çok başarılıydı . Yenilen golde Volkan'ın hatalı olduğunu düşünüyorum . Diğerlerinin hepsi çok kötüydü . Maldonado FB'nin ihtiyaçlarını karşılayacak bir adam olmadığı görüntüsü verirken , Marco kötü performansı ile bir başka sürprizdi . Kazım ve Uğur benim için henüz FB 'de oynarlar statüsüne sahip değiller , bir atımlık var olan barutlarını koca sezonda iki maç oynasınlar diye bekleyecek halimiz yok sanrım . Bu kantlardaki değişklikler Deivid 'in de konsantrasyonunu bozduğu için başarılı olamdı , dinamik GS ortasahasının Alex'i kitlemesi kadar da doğal birşey yoktu . Yanız savaşçı Kezman ve sonradan giren nöbetçi golcüde bu kez işe yaramadı . Hakem'e de bir söz, Türkiye'de ki hakem istikrarsızlığını kanıtlar bir yönetimdi . Kupa maçındaki hakem herşeye kart gösterirken , Aydınus güleryüzlü ve gerilimden uzak bir maç yönetmek uğruna ki bunda başarılı olduğunu söyleyebiliriz , göstermesi gereken kimi kartları göstermediğini söyleyebiliriz . Özellikle Ümit Karan ve Arda'nın sakatlanma numaralarını çok abartılı ve kartlık bulduğumu söylemeliyiz . Karan atılabilirdi bile ... Yinede bunlar asla sonuca bahane değil tabii ki..
İşte bu yüzden en büyük derbi bu !
"...Ben seni işte böyle sevdim,Ve öyle bekledim ki,Her gelmediğin gün de,Öyle bir özledim ki,Bütün tutuklulara yetecek,Özgürlük kadar…" ( bu satırların yazarını bulamadım kendisini saygıyla selamlarım)
Serhat maç öncesi yazısında çok güzel anlatmış bu derbiye ait duygularını , gerçektende bu derbi bizi dilenciler için kendine has bambaşka bir duygu seli ve tarifi yok... En önemli özelliğide bir ailede iki kardeşin iki ayrı tarafta aynı heyecanı duyabilmesi , iki canciğer arkadaşın farklı taraftan aynı duyguyu taşıması , baba ve çocuğun ayrı renklere gönül vermiş olarak bu heyecanı yaşaması vb . gibi şahsına münasır bir özelliğininde olmasında gizli ...
GS bu sezon ikinci kez A.S.Yen 'de FB'yi yenerek kupa'dan sonra ligde de belkide şampiyonluktan ederek . Bu iki takım arasında oynanan derbinin neden en büyük derbilerden biri olduğunu kanıtladı bize birkez daha . Ezeli rekabette bu işin favorisi olmaz . Tadıda zaten bundan yenmez . Bu yüzden bizde FB'li bir FUTBOL DİLENCİSİ olarak bu galibiyetten dolayı GS'ı ve yandaşı futbol dilencisi arkadaşlarımızı kutluyoruz .
Son hafta birbaşka olabilir bu ülkede, görülmemiş şekilde ...
İhtimali zayıf görsem de son haftaya üç takımda aynı puanda girebilir ( Önümüzdeki hafta Sivas , GS'yi yenebilirse tabii ) . Bu durumda Sivas şampiyon FB UEFA'ya , ya da 3'lü kompinasyonun hertürlüsü yaşanabilir . Bakalım göreceğiz ...
Çok heyecanı yüksek bir 13 gün olacak !
Futbol dilencilerine layık olmasını dileriz .


(F.D) Şeref Solmazer
İstanbul - 28 Nisan 2008

Galatasaray : 1 Fenerbahçe : 0


STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Fırat Aydınus, Bülent Gökçü, Serkan Ok
GALATASARAY: Aykut, Sabri(Mehmet Güven dk. 90+1), Emre, Servet, Hakan Balta, Barış, Ayhan, Mehmet Topal, Arda, Nonda(Hakan Şükür dk. 62), Ümit Karan(Song dk. 78)
YEDEKLER: Orkun, Hasan Şaş, Bouzid, Volkan Yaman

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano(Yasin dk. 43), Edu, Uğur Boral (Vederson dk. 73), Kazım(Semih dk. 58), Aurelio, Maldonado, Deivid, Alex, Kezman
YEDEKLER: Serdar, Ali Bilgin, Selçuk, Gürhan
GOL: Nonda (dk. 37)
SARI KARTLAR: Ümit Karan, Mehmet Topal (Galatasaray)

27 Nisan 2008 Pazar

DERBİYİ BEKLEMEK

Galatasaray maçı ile artık ben de yavaş yavaş döneyim, Şeref' i yalnız bırakmayım.

Derbi günleri sıkıntılıdır, zamanla sürekli kavga edilir, dakikalar ilerlemekte inat eder.. Maç saati gelmez.. Bizim GS ile olan münasebetimiz, dünya derbisi ilan edildiğinden beri bazı entellektüel yorumcularımız tarafından eleştiriliyor belki ama, bu derbi dünya derbiliği sıfatını dünyada kaç kişinin takip ettiğinden dolayı değil işte bu lokal gerginliğinden alıyor zaten.. Bu iki kulüp sadece bu nedenle bile çok ama çok önemlidir.. Bize böyle bir miras bıraktıkları, karşılaştıkları herhangi bir günü bu kadar beklenir ve gerilimli hale getirdikleri için.. Hem varsın adı dünya derbisi olmasın, bizler için yani bu derbide taraf olanlar için ne önemi var ki...

FB, bu maçtan hangi sonuçla ayrılırsa ayrılsın benim için bu sene görevini yapmış bir takımdır.. Bundan sonra yapmaları gereken tek şey en kötü ihtimalle ligi ikinci bitirmek ve Ş ligi silsilesini devam ettirmektir. Bunu da başaracaklardır. Özellikle şampiyonlar ligi serüveni başından sonuna kadar nefes kesici idi.. Bize bu anları yaşatan ekibe ne kadar teşekkür etsek azdır. Ama yine de bugün bu ekibin son numarasını yapacağını ve Ali Samiyen' den zaferle döneceğini tahmin ediyorum. Saat hala 14.23 dakikalar geçmiyor...

Başarılar Fenerbahçe..


Serhat

24 Nisan 2008 Perşembe

Ünlü arap atı Yavuzhan'ı bilir misiniz ? ( FB'nin 30 ve 31. hafta maçları )

90'lı yıllarda at yarışı severler hatırlarlar pistlerin arap alarında efsane ismi vardı Yavuzhan . Bu atın en önemli özelliği %90 kanadığı yarışlarda ona oynayan ve güvenen yarışseverlerin yüreğini ağzına getirmesi ve yarışları herzaman fotofiniş çizgisinde burun farkıyla kazanmasıydı . Meraklıydık ozamanlar kasdi mi oluyor bu diye şüphelenip araştırıdık , sonradan öğrendik ki bu karizmatik atın özel bir huyu varmış , her koşuda yanına illa ki mücadele edecek onunla burun buruna gidecek bir at yani rakip istemiş , öyle alıp başını 5 boy gitmek karakterinde yokmuş . Bunu öğrendik ama yinede her yarışında aynı heyecanı yaşamaktan alıkoyamadık kendimizi ... Bu değerli atı saygıyla analım bu vesile ile ...
Bu hikayeden sanırım herkes bu sayfalar ile ilgili olan dersi veya vurguyu çıkarmıştır . Ne yapalım bazılarının karakteri böyle işte , yapacak birşey yok , son ana son dakikaya kadar burun buruna rekabeti tercih ediyor, potada ( fotofinişte) rakibi geçmenin hazzı demek ki başka birşeyde yok ! Bu hafta sonu son 50 mt'si koşulmaya başlanacak Mecidiyeköy'de yarışın bakalım Yavuzhan ruhu nekadar benzeşecek ...
Ha bu arada Yavuzhan'ın forması sarı-kırmızı idi , ama dili yoktu ki tercihini söyleyebilsin !
Sağlık sorunu olanlara güç diliyoruz ... İyi seyirler !

(F.D)Şeref Solmazer
24 Nisan 2008


-----------
31. Hafta

Fenerbahçe : 4 Denizlispor : 1

STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Mustafa Kamil Abitoğlu , Baki Tuncay Akkın , Erhan Sönmez

FENERBAHÇE: Volkan Demirel , Gökhan (Can dk. 85 ), Lugano , Edu , Uğur Boral , Colin Kazım (Semih dk. 66 ), Selçuk , Aurelio , Deivid , Alex (Ali Bilgin dk. 79 ), Kezman

DENİZLİSPOR: Süleyman, Hasan , Fatih Yiğen , Selahattin (Çağlar dk. 33 ), Carlos Alberto (Murat Karakoç dk. 50 ), Tomas , Moreira , Serhat , Güray , Yusuf , Fatih Egedik (Musa dk. 56 )

GOLLER: Kezman (dk. 21), Deivid (dk. 59), Murat Karakoç (dk. 76 k.k.), Güray (dk. 89), Semih (dk. 90+3)

---------------
30. Hafta

Ankaraspor : 2 Fenerbahçe : 2

STAT: Yenikent ASAŞ
HAKEMLER: Halis Özkahya, Serkan Gencerler, Nihat Mızrak

ANKARASPOR: Senecky, Risp, Tayfun, Emre Aşık, Erhan Albayrak, Hamilton(Neca dk. 73), Hürriyet(Murat Tosun dk. 73), Adem, Tita(Orhan Ak dk. 79), Mehmet Yılmaz, De Nigris
YEDEKLER: Gökhan, Murat Akyüz, Ediz, Eren
TEKNİK DİREKTÖR: Saffet Susic

FENERBAHÇE: Serdar, Gökhan, Edu, Lugano, Vederson, Deivid, Maldonado, Aurelio, Kazım(Uğur Boral dk. 68), Alex(Selçuk dk. 90+3), Semih(Kezman dk. 81)
YEDEKLER: Volkan Babacan, Yasin, Ali Bilgin, Önder
TEKNİK DİREKTÖR: Arthur Zico

GOLLER: Alex (dk. 7), Hamilton (dk. 32), Vederson (dk. 57), Mehmet Yılmaz (dk. 90+5)
SARI KARTLAR: Mehmet Yılmaz, Risp, Emre Aşık (Ankaraspor), Vederson, Deivid, Lugano (Fenerbahçe)

Derleyen : Futbol Dilencileri

11 Nisan 2008 Cuma

Ntvspor - Spornet Prg. Aykut Kocaman'a 3 Soru

10 Nisan 2008 Saat: 22:00
Ntvspor Kanalı : Spornet Programı
Yapım ve sunum : Ercan Taner - Murat Kosova
Konuk : Aykut Kocaman


Programda Aykut Kocaman'a sorulmak üzeri aşağıdaki 3 başlıktan oluşan soruyu gönderdim . Kosova soruyu A.Kocaman'a yöneltti .

Soru ve Aykut Kocaman'ın verdiği cevaplar ( Soru 3 başlıktan oluşuyordu )

F.D : Aykut Kocaman teknik direktörlüğü boyunca , özellikle tavrı duruşu ve çıkışlarıyla çok konuşuldu ve taraflı tarafsız herkesin takdirini kazandı . Hakkında Kitap yazıldı ( Barış Tut’un kitabı ki bu birçok insana nasip olmaz ) . Aykut Kocaman bunun sebebi olarak neyi görüyor ? Bu çizgisini koruyamamak gibi bir kaygı taşıyor mu Türkiye’de ( ben taşıyorum mesela onun adına ) ? Taşımak için birşeyleri feda etmek gerekiyor mu ?
A.K: Hepimiz insanız , hata yapmamak mümkün değil , tabiiki hatalarımız olacaktır , ama bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada cizgimi korumaya çalışacağım , ama insanız hata yapabiliriz ...


F.D: Ayrıca Aykut Kocaman şu dönemde ( çalışmadığı ya da çalıştığıda olabilir) Teknik Direktörlüğü konusunda – kendini geliştirme vs- ne gibi çalışmalar yapıyor (mu ?) , mesela bu konuda okuyor mu ? Okuyor ise ne gibi kaynaklar bunlar , nerelerden ne tür araştırmalar yapıyor ?
A.K: Doğrusu teknik direktörlüğü bıraktıktan sonra , kendi kendime hiçbirşeyle ilgilenmeme sözü vermiştim yani bu konuda hiçbirşey yapamama gibi , bunu da uyguladım , şu ana kadar özel hiçbir çalışma yapmadım , tabii futbolu seviyoruz , oynana maçları sürekli takip ediyorum , onun dışında özel bir çalışmam yok ...


F.D: Son olarak sezon sonuna kadar GS teknik direktörlüğü teklifi gelseydi ( belkide geldi !) , bunu kabul eder miydi ?
A.K: Türkiyede bizim pozisyonumuzda birinin böyle bir takımda T.D yapma ihtimalini % 0,1 olarak görüyorum . Normal şartlarda profosoneliz ve para kazanmak için çalışıyoruz , olması gerekir ama Türkiyede bu dediğim gibi % 0,1 , 0,1 de hayatta herşeyin olabileceğine dair olduğu için söylenmiştir . Ama bu durumda camia daha ilk günden size refleks tepkiler vermeye başlar ve bu gidene kadar devam eder ... Türkiye'de bu bana göre ASLA mümkün değil .

Murat Kosova , Ercan Taner ve Aykut Kocaman'a teşekkürlerimizi sunar, başarılar dileriz .


Not: Çok güzel bir program ve sohbetti , Kocaman birçok konuda güzel açıklamalar yaptı ama en dikkatimi çeken teknik direktörlüğü konusunda görüşü oldu , dedi ki en fazla 5-6 yıl daha çalışırım deyişiydi ki bu bence yanlış bir karar olur , umarım daha uzun yıllar ve daha kalıcı başarılara ve Türk Futboluna imza atmış bir teknik direktör olur . Ayrıca eleştiriler konusundada çok sert konuştu . Eski futbolcu ve işssiz teknik direktörlerin TV ve Gazetelerdeki yorumları ve elştirilerinin çok sert acımasız hatta iğrenç noktalara gelebildiği , birzamanlar o sahada yeralmış kişilerden böyle kişlik zedeleyici eleştirleri duymanın kendisini herzaman çok rahatsız ettiğini bildirdi , tabiiki dosunda eleştirilerin herzaman değerli olduğunu söyleyecek kadarda duyarlı nazik ve centilmendi ...



Futbol Dilencileri
11 Nisan 2008
İstabul

10 Nisan 2008 Perşembe

Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ( Chelsea : 2 Fenerbahçe : 0 )



Teşekkürler Fenerbahçe !

(FD) Şeref Solmazer
10 Nisan 2008 - İstanbul


Umutlarımızın son saniyeye kadar sürdüğü bir Londra gecesinden Fenerbahçe alkışlarla geri döndü . Evet kaybettik , bu kaybediş diğerlerinden farklı oldu , kah çok üzülmedik derken, kah kahrolma noktasında üzülüyor ve belkide dövünüyorduk . Fenerbahçe İstanbul'da 2-1 yendiği rakibine maçın ilk ve son üç dakikalarında yediği gollerle teslim oldu, arada kalan 84 kadikada ise başabaş ama skor avantajı olan rakibin ona pekte gol şansı vermediği bir maç oynadı . Elinden geleni yaptı . Daha fazlasını birazda rakibin ona yaptırmadığını kabul etmek lazım gelecektir . Ne de olsa karşımızda ki rakip Chelsea'ydı ... Yinede ilk yarıda Alex'in kullandığı iki serbest vuruşta Deivid ve Lugano , ikinci yarının sonlarında da Gökhan ve Kazım ile gol şansları yakaladık , eğer biri olsa eminim ki şimdi son dört keyfini yaşayacaktık . Ama bu futbolun doğasında olan birşeydi ve biz o golleri atamadık ve elendik . Chelsea'yı kutluyoruz , yolu açık olsun ...Ama Fenerbahçe bize yaşattığı bu heyecanla çok daha fazlasını hakediyor , bu sene elde ettiği tecrübe ve güvenle ileride daha iyi ve etkili işlere imza atmasını bekliyoruz . Doğrusu benim bundan sonraki beklentim Fenerbahçe'nin en kötü her yıl Ş.L gruplarından mutlak ve kesin çıkması ve ikinci turdaki rakiplerini "rakip şansına" da bağlı olarak elemesi ama en kötü bu turu oynaması ve çeyrek finalleri ardarda hedeflemesidir , eğer tüm bu koşullar önümüzdeki 5 yıl içerisinde sürdürülebilir bir başarıya dönüşürse arada bir finalin çıkması asla sürpriz olmayacaktır .


Fenerbahçe'mize bu yolda başarılar diliyoruz !

----

CHELSEA : 2 FENERBAHÇE : 0
STAT: Stamford Bridge
HAKEMLER: Herbert Fandel , Carsten Kadach , Volker Wezel (Almanya)
CHELSEA: Cuducini (Hilario dk. 26), Essien, Carvalho, Terry, Ashley Cole, Joe Cole (Malouda dk. 85), Ballack , Makelele , Lampard , Kalou (Belletti dk. 58 ), Drogba
FENERBAHÇE: Volkan, Gökhan Gönül, Lugano, Edu , Vederson (Ali Bilgin dk. 89), Kazım, Maldonado (Kezman dk. 60), Mehmet Aurelio, Deivid, Alex, Semih (Uğur Boral dk. 75)
GOLLER: Ballack (dk. 4), Lampard (dk. 87)
SARI KARTLAR: Essien, Carvalho (Chelsea)
----

Bu yıl Avrupa'da ülke olarak 4.yüz (*)

2007-08 sezonuna, 2 Şampiyonlar Ligi, 2 de UEFA Kupası temsilcisi ile giriş yapan Türkiye, Devler Ligi’nde Fenerbahçe ile 19, Beşiktaş ile 10,5 puan kazandı. UEFA Kupası’nda mücadele eden Galatasaray’ın 8, Erciyesspor’un 1,5 puanlık katkılarıyla 39 puana ulaşan Türk futbolu, İngiltere, İspanya ve Almanya’nın ardından kıtanın en başarılı dördüncü ülkesi durumundayız .
(*)(Milliyet- Uğur Meleke'den alıntılanmıştır )
----
Dünya Basınından
Sky Sports: Muhteşem karşıladıChelsea’nin ilk golünden sonra F.Bahçe önemli pozisyonlar buldu. Mavili takımın ikinci golüne kadar Stamford Bridge gergin bir oyuna sahne oldu.
BBC Sports: Parlak değildi
Daily Mail: Rüyadan uyandılar
The Sun: Zorlanmadan devleşti
The Daily Telegraph: Lokumun tadını çıkardı
The Guardian: Zar attılar
ALMAN BASINI
Bild gazetesi, "Milli takımımızın kaptanı Michael Ballack kafa golüyle Chelsea’ye tur atlattırdı"
Berliner Kurier gazetesi, Chelsea-F.Bahçe maçının kahramanının Ballack olduğunu ve maçta en iyi oyunlarından birini sergilediğini belirtti.
B.Z gazetesi de "Ballack’ın kafasıyla yarı finale"
İSPANYOL BASINI
AS gazetesi, F.Bahçe için en kahredici durumun Deivid’in kendi kalesine attığı gol olduğunu öne sürerken, "Eğer Deivid’in o hatası olmasaydı, dün akşam (önceki akşam) uzatmaya gidilecekti" ifadesini kullandı.
Marca gazetesi de, "Chelsea iyi bir F.Bahçe’ye karşı kazandı"
ABC gazetesi, "F.Bahçe, Ballack’ın golüne çok geç tepki vermeye başladı"
İTALYAN
La Gazzetta dello Sport: Maçın başında ve sonunda iki flaş gol F.Bahçe’nin rüyasına son verdi.
Corriere dello Sport: Chelsea yarı finale kaldı ama kötü oynadı, öldü öldü dirildi.
Tuttosport: Türkler fazla sorun yaratmadı.
----
Şampiyonlar Liginde Son Durum
Chelesea - Liverpool
Manhester United - Barcelona
----
Fenerbahçe için bitti ama Dilenciler için macera devam ediyor !

Kızılderili Sözleri ile Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi macerası





Miigwitch (*) FENERBAHÇE!

Yalnızkartal
10 Nisan 2008 - İstanbul


Öncelikle bu yıl yaşadığımız heyecan ve Şampiyonlar Ligi macerası için Fenerbahçe'ye bir FB'li ve bir futbolsever , bir dilenci olarak teşekkür ederiz .


"Ne kadar kaldığını ne kadar sorarsan yol o kadar uzun görünür. " Atasözü, Seneca kabilesi

Gerçekten son maçın son saniyesine kadar bir adım daha ileriye gitme şansı ve unmutlarını bize yaşattı ... Umudumuz ve dileğimiz takımımız ve diğer takımlarımızın tutarlı ve planlı çalışmalarını devam ettirip hedefe ulaşma yolunda daima ileriye doğru istikrarlı bir şekilde ilerlemeleridir . Nezaman hedefe ulaşılacağını düşünmeden hep ileriyi hedefleyerek ve hep çalışarak , isteyerek , ilerleyerek ... İnanıyoruz ki birgün baktığımızda o yolun bitmiş olduğunu göreceğiz !


"Gördüm ki hiçbir büyük işi başarmak insanın sadece kendine güvenmesi ile olmuyor. "

Isna La Wica, Lakota Ulusu


100,5. yılında son 10 yılda Aziz Yıldırım başkanlığında başlayan büyüyen ve şekillenen atılımlar bu sezon Avrupa'da da ses getirme başarısına ulaştı . Sanırım Fenerbahçe yönetim kurulu da , yandaşları da bu başarıyı çokta planlamamış ya da beklemiyorlardı , zaman zaman sürpriz gelişmelerle bu noktalara ulaştık. Futbol ve Basketbol gibi iki önemli takım yarışma sporunda Avrupa'nın en önemli kupalarında Fenerbahçe takımları çeyrek final oynadılar ... Ama bu başarının hem kalıcılığı hem de daha ileriye taşınması için yukarıdaki sözde de olduğu gibi yalnızca bir ya da birilerinin cabası veya çalışmasıyla olmaz . Büyüme ve büyüklük yalnızca tek taraflıda gelişmez , nasıl ulusal düzeyde 100 yıllık mazileriyle büyük seviyesine erişmiş bu takımlarımıza katkıda milyonaların emeği varsa bundan sonra uluslararası düzeyde başarıların devamı ve sürdürebilirliği içinde sadece sezonluk güven ya da başarı yeterli olmayacaktır ... Örneklerini daha öncede yaşadığımız bu sürecin kalıcı olması için herkesin üzerine düşen görev , sorumuluk ve bilinçte olması gerekmektedir .


"Tok Kuş Aç Kuşla Uçmaz " Omaha Kabilesi


Tabii ki bu başarılı yolda ilerlerken, bu vb başarıları kıskananlar onu farklı değerlendirenler , algılayanlar olacaktır . Hepberaber ileriye yürümekten ziyade ileriye gideni çekip tökezlemek isterler , maalesef bu insanın doğasında ve egosunda kaynaklanan çaresi olmayan bir zaafiyettir . Dolayısı ile bu tarz durumlara karşıda hazırlıklı olmak tedbirli olmakta fayda vardır .


"Kuvvet istiyorum, kardeşimle dövüşmek için değil, en büyük düşmanımla, kendimle dövüşmek için istiyorum." Atasözü(Kabile bilinmiyor)


Sonuç olarak Fenerbahçe'yi bugün geldiği noktadan ileriye götürecek en önemli güç kendi içinde var olan ve onu FENERBAHÇE yapan olguları yani FENERBAHÇE ruhu ve gücüdür . Umarım ki bu güç bu yıl topraktan fışkıran bir filiz gibi yeşerip büyüyp dallanıp budaklanacak ve ağaç olacaktır , umarım ki bu yılki başarı bu bahar aylarında Fenerbahçe gücünün yeniden doğuşunu filizlenmesini ve gücünü müjdeliyordur ...


"İlkbaharda usul usul yürü , Toprak Ana hamiledir " Kiowa Kabilesi


Yüzyıl önce doğmuştu , şimdi ürüyor filiz veriyor , kuvvetleniyor , gücü tüm dünyaya yayılıyor !

Sessizce bekleyin , geliyor ...


(*) Miigwitch : Ojibway Kızılderilileri dilinde " teşekkürler" demektir .

Yalnızkartal'a teşekkürler - Futbol Dilencileri

9 Nisan 2008 Çarşamba

Baba ile Oğulun Hikayesi - M.Ongan Yazdı

Chelsea - Fenerbahçe maçı akşamı bir evde yaşananlar . Dostum İsmail Murat (Ajan) Ongan Anlatıyor ...
Berk Ongan'a itafen
" Dün akşam eve saat 19,30 gibi geldim. Berk ( Oğlum 9 yaşında ) Baba dedi tüm ödevlerimi yaptım.Warblade (pc oyun) oynayalım mı ? Dedim tabi, neden olmasın, önünde engel kalmamış senin.Yemek yedikten sonra oturduk pc başına. Artık geçmiş yıllardaki gibi her oyun için jeton alıp haftalık harçlığın jetona yüklendiği dönemler sözkonusu olmadığı için defalarca yanıp, defalarca oynayabiliyoruz.İlk oynadığımız zamanlarda ancak 5-6 level geçebilirken oynamaya devam ettiğimiz için artık her oyunda kafadan 25-30 leveller civarına gelebiliyoruz.Berk baba dedi bak ilk zamanlarda daha baştan haklarımız biterken artık her seferinde oyunumuzu ileri götürmeye başladık her oynadığımızda kendimizi aşıp level sayımızı yükseltiyoruz. Dedim kesinlikle haklısın işte hayatta böyle ( baba muhabbeti) oynadıkça,vazgeçmedikçe,devamlılığı sağladıkça,dersini hep aynı kalitede,işini hep aynı kalitede yaptıkça oyunda level atladığın ve hep bir üst seviyeye geçtiğin gibi hayatta da seviye atlarsın. Önemli olan istekli olmak,küsmemek,vazgeçmemek,sürekliliği sağlamak ve konsantrasyonunu kaybetmemek.

İşte bundan sonra FENERBAHÇE’nin devamlılığının da bu yönde olması, her sene tabiri caizse "takır takır" çeyrek finale gelebilmesi bence esas başarıyı getirecektir.

Aşkınla çoşkunla sen çok yaşa
Yükseliyor bayrağın arşa…
(Ajan)
İsmail Murat Ongan
9 Nisan 2008 - İstanbul