6 Kasım 2007 Salı

Sorumlu ayağa kalk ve itiraf ET! - Liverpool :8 BJK: 0

Gerçekten bir hezimete uğradı Beşiktaş bu akşam İngitere'de . Geçen maçın sansasyonel başarısı da bu anlamda Liverpool limanında sulara gömüldü .

Maça BJK gerçekten berbat başladı , M.Sedef ilk golü atma şansını bulsa da . Özellikle İ.Üzülmez'in kanadı ve BJK'nin oyun anlayışı ve sahasına çekilmesi , aşırı top kayıpları ve yarı sahasında oyunu kabul etmesi bukadar olmasada sonucu belli eden bir hava zaten veriyordu . Sonuç çok kötü oldu . Yazık, üzüldük. Liverpool müthiş oynadı , çok üstündü , attığı gollerin rekor olması yanında sanırım kaleye çekilen 30 şutta rekor olmalı. Crouch'un önemli oyuncu olduğunu , Benayoun gibi adamın bu maçtan sonra artık çok popüler olacağı muhakkak , gecenin tartışmasız yıldızıydı. Tabi İbrahim Üzülmez'in büyük katkısıyla ... Skor bizi çok eskilere yine yıllar öncesi İngiltere maçlarına götürdü . Bu sendromdan çabuk kurtulmak gerekecek .
Demirören ayağa kalk ve suçunu itiraf et !
Ancak asıl önemli nokta işte bu "yazık" ın sebeblerinde , bu sebepleri bulmada ve o sebepleri gerek BJK gerekse de Türk futbolundan ayıklamada yatıyor . Bence bu sonucun çok önemli sorumluları var . ÖncelikleTürk Futbol Menalitesi ve Kültür'ünden bahsetmekten çok uzak hala bize ... Görünen ve anlaşılan o ki ; BJK'nin kafası hala hafta sonu FB maçının o son saniyesinde , ondan daha önemlisi o anın yarattığı tramvada "pause" tuşuna basılarak dondurulmuş ve kalmış.
Bunun en büyük sorumlusu kesinlikle ve kesinlikle bu takımı asla yönetmeyi haketmeyen başkanı , yine sözde menejerleri ,sonrasında teknik direktörü ve kaptanındadır . Ve son olarakta sözde Türk futbol basınıdır . Başta saydığım bu ögelerin hiçbiri takımı bu maça bırakın hazırlamayı , resmen uzaklaştırmak ve 15 gün önceki galibiyeti unutturak tüm camialarını yıktılar. Derbi sonrası yapılan açıklamalar ve sonrasında tartışılan bu süreç BJK 'lı futbolcuları resmen paramparça etmişti . Sahada alınan başarısız her sonucun ardından , sonucu bir futbol maçı dışında tartışmak , diğer başarısızlıkların , basiretsizliklerin ve kifayetsizliklerin bir kılıfı olarak kullanmaya kalkışmak işte böyle sonuçları getiriyor . Uzun lafın kısası bu tarihi hezmetin bence sonucu en başta Demirören ,sonra Engin ve bunların camiayı yönetmesine göz yumanlardır. S.Engin şu anda TV de açıklama yapıyor ve derbinin niye ertelenmediği saçmalığını geveliyor hala ağzında , işte tüm hikaye bu ... Bu sonuç camiayı üzecektir teknik kadronunda takımı bu kaosta iyi yönetemediği , hazırlayamadığı çok açıktır . Takım kaptanı Üzülmez'inde en kötü oynayan oyuncu olduğunuda düşünürsek topyekün bir takım içi sorumlu kadrosu ortadadır. PAF mı SAF mı tartışmaları herhalde en çok bu takımın as oyuncularını üzmüştür , oyuncuları bu aptalca tartışmalara alet etmek bekide bu sonucun en büyük etkenidir . Başta BJK yi yönetenler olmak üzeri , tüm bu muhabbete çanak tutan ve tutmaya da devam edecek yüce(!) spor medyası da bu sonucun sorumlusudur . Bu sonuçtan tecrübe çıkarmak çok zor olacaktır . Umarım ülke futbolu üzerinede kara bir bulut olarak çökmez . Bu anlamda yarın ve öbürgün FB ve GS 'ın başarılı sonuçlar almaları mecburyeti ülke futbolu açısından ayrı bir önem kazanmıştır . Bence Demirören ve S.Engin'i bu skor ardından istifa etmesi en onurlu (!) haraket olacak ve belkide BJK'ye ivme kazandıracak yegane tavır olacaktır . Tabi bahsedilen doğru ise onca yüklü borca sahip çıkacak yeni bir aday bulunabilecekse ...
BJK'li futbolculara geçmiş olsun diyoruz . FB ve GS'a da başarılar diliyoruz.
Son bir söz de sözde taraftarlara , rakiplerin zamanında aldıkları olumsuz sonuçlarla alay edenlerin , gün gelip rüzgarın terse estiğinde alaya alınmayı hakedecekleri de muhakkatır . Ama yinede asıl olgunluk futbolun alay etme unsuru yerine spor , eğlence ve çoşku unsuru ve keyif alınacak bir öge olarak görünmesidir . Espri ve alay mana farklılıkları için çeşitli sözükler kimilerine önemli faydalar sağlayacaktır.

Gecenin kıssada hissesi : Anlayana sivrsinek saz ...
(F.D ) Şeref
7 Kasım 2007 ( Saat: 00:30)

6 Kasım 2002'nin Kahramanları bugün neler yapıyor

6 Kasım özel gün ... Kimileriiçin mutluluk , kimileri içinse telafisi olmayan bir acı , tıpklı aşağıdakiler gibi ...


Bu arada 6 kasımcılar bugün ne yapıyor diye aklıma geldi ... maalesef bu işin rehaveti ve üzüntüsü hiçbirine yaramadı ... O eski günlerden eser yok şimdi ...
Exept ORTEGA


...
Tuncay – M’Boro’da fenerbahçe günleri hayalinde ama işi zor . Fenerbahçe onun için herşeydi . Sakarya’dan gelen cesur yürek Fenerbahçe tarihine adını altın harflerle yazdırdı . Tüm FB futbolculuğunda tesislerde kaldı , adını sansasyona karıştırmadı , hep futboluyla konuşuldu . Manu’ya 3 gol attı . Avrupa ‘da FB’in en çok gol atan adamı oldu . Sonunda menejer ağbeyinin gazıyla İngiltere’nin vasat takımı M’Boro’ya gitti . Şu ana kadar golü yok kadroya girmekte zorlanıyor , sanırım 6 Kasım ‘ı özlüyordur


Ortega - Büyük sıkıntılar sonrası – 1 yıl futboldan uzak kalmak , alkol tedavisi ve sonrası hala aslanlar gibi ayakta. River Plate hafta sonu Esteduentes ile oynarken baba FB ‘de ki kadar dinç görünüyordu .... Onu gönderenlere, göndertenlere, kaçırtanlara LANET diyorum .... 6 Kasım’ı hatırlıyor mu çok merak ediyorum ama hatırlamıyorsa bu onun suçu değil.


Serhat - Boğazın ve GFB’lilerin boğası Serhat FB ile doğdu FB ile büyüdü , ülkenin gündemine oturdu , şöhreti ve başarılarıda FB ile yakaladı , sonrasında düşen performansı sakatlıklar ve forma rekabeti sonrası kulüpten ayrılma haberleri yayıldı, hatta GS ile görüştüğü duyuldu ve işte bu haber sonrası Serhat ve FB’nin yolları ayrıldı . Başkan’ın ipi çektiği söylendi . Serhat Andelecht’e Belçikaya gitti . Başlangıcı fena değildi ama sonrasında önemli sakatlıklar ve uzun süre fuboldan uzak kaldı . Bugünlerde yeniden dönmeye çalışıyor . 6 Kasım ‘ı da Kadıköy’ü de çok özlediğine eminim , hatta hiç unutamadığına...


Ceyhun : Ben Ortega’yı bitiren kumpas kadrosunun baş aktörlerinden biri olarak görüyorum onu . Yeteneklerin herşeyi çözeceğine inanan bir cehaletin Türkiye’ye verdiği dersin konusu olarakda devam ettirebilirim bu yorumu . Kendisini maalesef hiç sevmedim, sevemedim . Zaten bu durum dikiş tutturmaz , boş yere pompalanan bir medya balonu olduğu ve FB sonrası hiçbiryerde dikiş tutturamamasından (Ankaragücü, Gençlerbirliği, Konyaspor, Samsunspor , TS) da net olarak kanıtlanmıştır . 6 kasım onun için sıradan bir gün olarak kalsın yeter. Hatta belki üzülmüştür bile kimbilir ?


Ümit Özat : FB ‘de çok adamlar geldi geçti ama sol bek hep ümit oldu , hemde sağ ayaklı bir adamdan devşirme bir sol bek yaratarak . Onu hep saygıyla anacağım . 6 Kasım'ın da sonrasında ki günlerinde en baba adamlarından biriydi . Şimdilerde Köln'de yeni yol arayışında , hemde ilginç olanı Mondragon ile beraber . Bugün herhalde tuhaf duygular içindedirler ...

Lorant : Herhalde bugün geriye bakıldığında bu 6-0 ‘ıen traji komik olayı bu adamdır . Söyle bir kariyerine bakınca pek istikrarlı (!) çalışmış heryerde en fazla 1 yıl . Şimdielerde Türkiye’nin küme düşme takımlarına düşmeleri için katkı(!) yapmakla meşgul . 6 kasımın hiç şüphesiz hayatının en önemli anı olduğu tartışmasız . Ama oda GS’lıların gazabına uğrayıp dikiş tutturamayanlardan


F.T : Bu şahıs için yorumum ise şöyle : O kasım ayının 6. gününden sonra gerek bilinçalatı gerek üstünde birdaha asla kendine gelemedi , sanırım 6 kasım sendromu onun sonunu hazırlayan en büyük gündü ve maalesef bunun üstüne daha kötüsünü getirmek için çok uğraşsa da ( İsviçre maçı , 2. milli takımlar dönemi , hakan şükür vb takıntıları ) bundan birtürlü kurtulamadı, kurtulamayacakta . 6 kasım uğursuzluğunu en derinden yaşayan adam .


Bonus Tracks : Bu albümün listelere giremeyen en güzel şarkısıydı O : Wasington , o gün gol atamadığı için kalbi birdaha iflah olmadı , ülkede kalamadı , hep "6 Kasım'da niye ! niye ben de atamadım !" diye yanıp tutuştu . Valla ne yalan söyleyeyim ben de , çünkü tek eksik o kalmıştı. Adamım Washi'yi saygıyla selamlıyorum !

Hey 6 Kasım sen nelere kadirsin ...
Biz Fenerlilere kalan bir hoş seda haricinde diğerlerinin bugünkü durumunun pek parlak olduğu söylenemez kısaca ...

Kalın Sağlıcakla .

Şeref
Not: Farklı bir anlayışla yazılmıştır , GS dostları üzmek istemedim , sadece ogünden bugüne şöyle bir bakmak istedim , nostalji , nostalji hepsi bu :) Günün 6 kasım olması mı ? Tamamen tesadüf :-)

5 Kasım 2007 Pazartesi

FB: 2 BJK :1

Kadıköy''de FB için bir sendroma dönüşen BJK maçları bu maçla sona erdi . Bu defa da sendrom BJK için oluştu . Maalesf BJK iyi yönetilmiyor , bu maçla bu doruğa çıktı ya da dibe vurdu denilebilir. Maçın son dakikasında gelen sayılmayan gol - sayılmayan mı yosa düdükten sonra oynanılan pozisyonda olan gol mü demek lazım - sonrası yönetim apar topar açıkladı " Önümüzdeki maça PAF takımı ile çıkıyoruz ". Bravo valla , geçen sezon FB 'de bu çıkışı yapmış ama sonra bu saçma kararı uygulayamamıştı . Bu bence son derece anlamsız bir çıkıştır . Bu yönetim anlayışı ile nereye gidileceği ya da hiçbiyere gidilemeyeceği ortadadır. Hep söylediğim birşey var ki o da BJK 2nin kendisi gibi şahsına münasır olmaktan çıkıp FB ile aşık atma yarışına girmesinin anlamsızlığıdır bu gelinen sonuç . Nedense son yıllarda işi gücü bırakıp FB ile yatıp FB ile kalkma peşindelerdir. Yine FB maçını bahane gösterip bir çıkış bir sanasasyon ve kamuoyunu etkileme peşindeler . Hakem'in kararının en fazla tartışılabileceği ama asla kesinlikle faul yoktu denilmeyecek bir pozisyondun akabinde bu yaklaşım bence çirkindir . GS maçından sonra yaptıkları çıkış ile bu maç sonrasındaki çıkışları bile bunu kanıtlamaya yeter . BJK haklarını arayacaktır itirazını yapacaktır ama bunun sorumlusu olarak FB yi görmek düzeysiz bir yaklaşımdır .
Ayrıca bu ülkede hiçbir yönetim kafasına göre takımını sahadan, ligden çekemez, PAF takımı ile oynayamaz , kamuoyuna mal olmuş bu armadaların bunu haketmediği ortadadır, hakedilmeyenler aslında böyle anlayışa sahip yöneticilerdir. Düşünün ki Liverpool maçında PSV maçlarında benzer hakem hataları aleyhimize oldu , çıkıp ne diyecekler Platini'ye Şenez Erzik'e "posta koyup" diğer maça PAF takımıyla mı çıkacağız diyecekler , sıkıyorsa desinler , bakalım dinleyen olacak mı , yoksa kupalardan belki de men mi edilecekler ?
Maça gelince ; aslında Beşiktaş 3. dk. defansın hatasında Delgado ve Bobo'nun çok şık haraketleri ile golü bulunca herkes eyvah dedi , tek demeyenler sahada ki Fenerbahçeli futbolculardı . Bu da bu sene iyice kendini gösteren FB 'deki olumlu değişimdi . Oyuncular panik yapmadan kendi planaları dahilinde ve özgüvenle oynadılar , pozisyon vermelerine rağmen golü yemeyince önce Deivid sonrasıda da Semih'le galibiyet getiren golleri buldular . FB çokta iyi oynamadığı oyunda gerekli sonucu elde etme başarısını gösterdi bence bu sakin ve panik olmadan hedefe giden oyun anlayışı önemli bir değişimdir.
Deivid'in PSV maçından buyana oyununda bir düşüş görünüyor bu FB için iyi değil . Aslında bu maç PSV maçı öncesi düşündürücüde olabilir . Apiah pek hazır görünmüyor , Deniz umarım sakatlaığını atlatır , ona çok ihtiyaç var . Alex herzaman olduğu gibi eğer sakatlık sorunu varsa risk almadan oynuyor . Bu da PSV maçı öncesi bir tehlike .
Bakalım göreceğiz . Umarız istediğimiz sonuçlar alınır ama biraz daha dikkatli ve tedbirli olmalıyız burada ki maçta .
Bu arada GS geçtiğimiz hafta gelen sondakika penaltısından sonra bu haftada bir ofsat gol ile +3 ekstra puan kazandı , ligin çeteresi için bir not düşelim . BJK'nin çıkışı bu durumu da gölgede bırakıyor maalesef .
Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: İsmet Arzuman, Mustafa Emre Eyisoy, Alper Ulusoy
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Edu, Roberto Carlos, Deivid, Deniz(Dk.76 Appiah), Aurelio, Vederson, Alex(Dk.71 Tumer), Semih(Dk.87 Kazım Kazım)
Beşiktaş: Hakan, Ali Tandoğan, Gökhan Zan (Dk. 17 Diatta), İbrahim Toraman, İbrahim Üzülmez, Burak(Dk.63 Higuain), Cisse, Koray(Dk.83 Batuhan), Serdar Özkan, Delgado, Bobo
Goller: Dk. 3 Bobo (Beşiktaş), dk. 29 Deivid, dk. 60 Semih (Fenerbahçe)


(F.D) Şeref - 5 Kasım 2007

4 Kasım 2007 Pazar

Hakem eskilerinin derdi gerçekte nedir ?

Hakem eskilerinin derdi gerçekte nedir? Mide bulandıran tarzları ile özellikle Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar' ın her hafta pusuda sinmiş bir halde hakem hatalarını beklemeleri, ve muhtemelen MHK ile hesaplaşmalarını medya gücü ile devam ettirmeleri en az futbolu yönetenlerin içinde bulunduğu acz kadar zavallı bir durumdur. İşin garibi bu adamlara kimsiniz yahu siz diyen de yok herhalde ki bu kadar arsız ve tiksindirici olabiliyorlar..

FB-BJK derbileri her iki kulübün yöneticileri ve de özellikle başkanları sayesinde son dönemde izlemekten imtina ettiğim maçlar haline geldi. İzlemiyorum. Yine izlemedim. Beklediğim gibi yine bir pozisyon bütün maçı belirledi.

Bu pozisyon hakem eskilerimiz için bulunmaz bir nimetdi.. Bütün maç bekledikleri pozisyona maçın son saniyelerinde kavuştular. Halbuki hakem gayet normal bir karar vermişti. Pozisyon düdükle dursa, oyun devam etmese kimsenin birşey demeyeceği bir pozisyon bütün dikkatleri hakemin üzerine çekti..

Açıkçası bu mantığı anlamakta zorlanmıyoruz ...

Serhat

1 Kasım 2007 Perşembe

Fortis T.K 1.Maç - Fenerbahçe : 0 Gaziantep : 0

Tamamen yedek oyunculardan kurulu ve ileride tek forvet İlhan ile oynayan FB maç boyunca birkaç pozisyon dışında ciddi bir şans bulamadı , en merak ettiğim İlhan ve kaleci Volkan Babacan hakkında ciddi bir fikir sahibi olamadım . Volkan'a neredeyse hiç top gelmedi . İlhan birkaç pozisyon buldu ama etkili olmadı . Vederson'un çizgiyi geçen topunu hakem göremedi ve gol heba oldu ... Beşiktaş maçı öncesi aslar dinlenmiş oldular .

Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Hakemler: Barış Şimşek, Asım Yusuf Öz, Mustafa Sönmez

FENERBAHÇE : Volkan Babacan, Gökhan, Can, Yasin, Uğur, Kazım, Appiah(Dk. 64 Gürhan)(Dk. 81 Vederson), Selçuk, Kemal, Ali(Dk. 82 Deivid), İlhan

GAZİANTEPSPOR : Ömer, Barış, Mehmet Çoğum, Tchani, Ergün(Dk. 64 Metin), Murat(Dk. 72 Volkan), Özgür, Zurita, Ekrem, Erdal(Dk. 81 Uğur), De Nigris.
Kırmızı Kart: Dk. 88 Zurita (Gaziantepspor) Sarı Kartlar Dk. 47 De Nigris, (Gaziantepspor), Dk. 53 Selçuk (Fenerbahçe)

31 Ekim 2007 Çarşamba

Kasımpaşa : 1 Fenerbahçe : 2

Zor bir maç , güzel bir galibiyet oldu . Erken gol bulmak ciddi bir avantaj sağladı . 2-0 sonrası takım oyuna asılmadı , rakibe çok ciddi gol fırsatları verdi ya da rakip buldu , ama bunları değerlendiremediler . erken gollerel gelişen skora yönelik bir oyundu . FB arayı kapıyor , ancak GS - Denizli maçında çalınan son dakika yaratılan penaltısı bu hafta farkın kapanmasını geciktirdi. Bunu da bir not düşelim ...

STAT: Atatürk Olimpiyat
HAKEMLER: Zafer Önder İpek, Cemal Gemici, Özgür Çetiner

KASIMPAŞA: Sinouh, Coulibaly, Askou, Gökhan Caba, Alparslan(Cihat dk. 46), Fatih Akyel(Erhan dk. 75), Yasin(Merthan dk. 65), Fransergio, Faruk, Moritz, Tehoure

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Edu, Roberto Carlos, Deivid(Colin Kazım dk. 72), Appiah, Aurelio, Vederson, Tümer(Ali Bilgin dk. 78), Semih(Selçuk dk. 85)

GOLLER: Tümer (dk. 7), Deivid (dk. 13), Tehorue (dk. 37)
SARI KARTLAR: Tehoure, Cihat, (Kasımpaşa), Aurelio (Fenerbahçe)

( F D ) Şeref Solmazer

25 Ekim 2007 Perşembe

Bir dev daha boğazda boğuldu - çArşı , Kop ve alınan galibiyet . BJK : 2 Liverpool : 1

Yemeyecektin o golleri Kartal
" Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime / Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime ... "diyor , Kemani Serkis Efendi nihavend bestesinde , şu ızıdraplı günlerde rakının yanına meze olan ızdıraplarda da iyi gidecek manalı bir şarkı aslında . Herşeyimiz için , gerek ülkenin içindeki tramva gerekse de konumuz gereği dün akşam ki BJK için . Evet BJK dün akşamdan sonra kimseye şikayet etmesin derdini , sadece titreyerek düşünsün Marsilya deplasmanında bulduğu kötü rakibine karşı hiç düşünmediği hucumu ve yedikleri o anlamsız golü . Yine etmesin kimseye şikayet , Quaresma'dan yenilen o +90 golü düşünsün ...Gerçekten dün akşam alınan sonucu gördükten sonra o yenilen golleri hatırlamamak mümkün değil .

Bu sene boğaz Avrupa devlerine dar geliyor

FB'nin İnter galibiyetinden sonra dün akşam BJK'nin dünyanın belkide en karizmatik takımlarının içinde ilk üçte sayılacak Liverpool'u İnönü'de yenmesi muhteşem sansasyonel bir başarıdır . Bu sene takımlarımızın bu dev rakipler belkide en kötü zamanlrında kıstırmış olmalarıda onlar için büyük bir şanstır. Zaten kedimize güvenin pekişmesi ve ses getirebilemmiz için en azından bu şansları asla harcamamalıyız .


Çarşı Kop'a da karşı

Dün akşam ki sonuç Çarşı'nın medyatik durumunu ve taraftar grupları arasındaki karizmasını biraz daha international hale getirecektir . Çarşı'yı dün akşam için kutlamak gerek . Ancak taraftar grupları ve duruşları olarak sürekli ve devamlı tezahuratlar yanısıra oyuna müdahale ve anlık reflekslerle rakipleri ve hakemleri etki altına almayı başaracak yöntemleride geliştirmemiz gerekecek . Bu arada Çarşı'nın ülke meselelerine duyarlılığı diğer rakiplere oranla açık ara önde devam ediyor . Ancak Çarşı' da ortaya çıkan ve takımın önüne geçen bir hava daha doğrusu megalomanlığıda anlamak mümkün değil . Bu çok ciddi bir arıza , bir FB 'li olarak bu durum beni ilgilendirmese de , aklıbaşında bir yorum için bunun eleştirisini yapmak lazım . Sabah bir Çarşı mensubuna " Bravo tebrik ederim , bir dünya devini devirdiniz , helal ....." derken , adam bana " Gördün mü abi çarşıyı , bir haftadır ben evde buna çalışıyordum vs " dedi , yani dert rakibi yenmekten çok , Çarşı'nın ne yaptığıydı , üzülüyorum buna bir dilenci olarak tabii ki , gerçekten tuhaf bir yaklaşım ...

Üç maçlıkta olsa tecrübe tecrübedir .

BJK'nin de hergeçen maç güven kazandığını ve Ş.L ruhuna uyum sağladığını görüyoruz . Bu yol uzun ve meşakkatli . Umarım BJK'de en azından 3.lüğü elde edip Avrupa yoluna devam eder. Doğrusu dün akşam çok sürpriz ve önemli bir galibiyet aldırlar . Özellikle gollerin geldiği dakikalar çok önemliydi . Rafa Benitez 'in takımı formsuz ve kötü bir tablo çizdi bana göre . Crouch'un oyunda olmayışıda bence BJK için şanstı . Benayoun 'un da öyle . Torres'in yokluğunu söylemeye bile gerek yok . Beşiktaş'ta Bobo başarılı bir oyun oynadı ama , ama ciddi bir kondusyon sorunu var takımın , aynı şey sonradan oyuna giren Higuian içinde geçerli , uzun süredir takımda artık hazır olması gerekir.

Liverpool'un İstanbul çelişkisi

Bu arada Liverpool'un İstanbul tezatı da onlar için bir karabasana dönüşecek herhalde ... 2005 hariç hep kabus der gibi ...

Şeref Solmazer 25 Ekim 2007